İyi kötü bir sezonu daha geride bıraktık. Çok güzel organize edilmiş Boat Show ile arkasından 38. Kez düzenlenen Bodrum Cup ile sezonun sonunu getirdik.
Şimdi Cumhuriyet Bayramımızın yaratacağı bir kısa hareketlilikle birlikte sezona noktayı koyacağız.
Kimi arkadaşlar sezonu kısa buluyor ve uzatılmasını istiyor. Bunların içinde turizmci dostlarımız da var. Ancak kimse sezonun nasıl uzatılacağına dair herhangi bir fikir üretmiyor. Belediyeden medet umuyor.
Arkadaş turizmci olan sensin, sezonu 9 aya, 12 aya çıkarmayı isterken nasıl olacağını da açıkla ki öğrenelim. Öyle ezbere “üç aylık kazançla 12 ay maliyetleri karşılanmıyor” demek kolay. Evet karşılanmaz doğal olarak. Peki ne yapmak gerekir? Sezonu uzatmak. Nasıl uzatacağız?
Ses yok.
Bana kalırsa resort tatil yörelerinde turizm maksimum 6 ay yapılır, sonra sezon biter, dükkanlar kapanır ve bir süre sonra yeni sezona hazırlıklar başlar.
Altı ayda dolu dolu kazanan bir turizm işveren veya çalışanı 12 aylık maliyetini de çıkartır, elbette cebine de kazancı kalır.
Bu arada Bodrum’da turizm sezonu 12 ay sürüyor zaten. Bu mutlaka yabancı turist ile olacak diye bir kaide mi var? Bakın merkeze, Yalıkavak’a, Bitez’e, çoğu işletme açık ve çalışıyor. Bodrum hiçbir zaman bir Marmaris değil. Marmaris’te sezon bitti, işler bitiyor.
Bu konuda kuşkuya kapılanları Milas Bodrum Havalimanı’na kışın inen uçak sayısına bakmaya davet ediyorum. Yaz aylarında ilk üçe giren Bodrum, kış aylarında da hafta sonları ortalama 30 uçağa ev sahipliği yapıyor.
Elbette bu yetmez, bana göre sorun kış aylarında değil, yaz aylarındaki dış yolcu trafiğindedir. Bugün havaalanı kapasitesi bir türlü yılda 5 milyon yolcuya ulaşamamakta, bunun sonucu işletmeci firmaya eksik yolcu bedeli ödenmektedir.
Bir kere Bodrum’da konaklama tesisleri yetersizdir. Ben burada hiçbir zaman “her şey dahil” konsepti ile çalışan otellerden bahsetmiyorum. Bu konuda Antalya’da 450 tane beş yıldızlı otel ve 50 tane tatil köyü var zaten. Bodrum’un buna ihtiyacı yok, Bodrum’un butik tarzda üst segmentte konukları ağırlayabilecek tesislere ihtiyacı var.
Halen mevcut 50 küsur beş yıldızlı otele ilave kent içinde veya yakın, makul kapasitede üst kategori otele ihtiyacımız var ve bunun pazarlama boyutunu yazmaya bile gerek görmüyorum.
İkide bir fuarlara gidiliyor, somut ne elde edilebiliyor bilmiyorum. Artık pazarlama tamamen sosyal medyaya kaydı. Orada çok güçlü olmaz gerekiyor.
Başlığa dönersek, herkes elbette Bodrum’un iyiliği için çalışıyor, çabalıyor. Başkanından en küçük işletmesinde çalışan elemana kadar, yazarlardan görüş bildiren diğer arkadaşlara kadar.
Bu konuda ben herkesin iyi niyetine inanıyorum. Elbette eleştiriyorum ve diğer arkadaşlar da eleştiriyorlar ancak genellikle olumlu yönde oluyor bunlar. Aşağılayan, karalayan ya da dalga geçenleri zaten görmezden ve duymazdan geliyoruz.
Bazıları ise iyi niyetten uzaklaşan, sabit fikirli, okuduğunu kendi bakış açısından yorumlayan, derdinizi açıklasanız da ikna edemeyeceğiniz, her şeyi bilen arkadaşlar da var. Varsın olsun, sağlık olsun. Genellikle Bodrum yerlisi olan bu arkadaşlar nedense dışarıdan gelen bizleri “Bodrum’un kanını emen vampirler” olarak görüyorlar.
Bir tanesi, yine Bodrum’a katkı amaçlı öneriler içeren bir yazıma verdiği yanıtta bakın nasıl bir cümle kurmuş,
“ ….Bodrum'un gaymağını yiye rek kazandığınız çuvallar dolusu paralarınızı Bodrum'da değil de Başka kentlere götğrenlerin temsil cisi olan Mustafa Balcı'nın bu günkü paylaşımını bir okudum gülmekten yerlere yattımmm ….“
Yazıyı olduğu gibi aldım. Türkçe ve imlaya dokunmadım. Zaten dokunsam içinden çıkamazdım ya, her neyse. Şimdi duruma bir bakalım;
Ben bu arkadaşı tanımıyorum. O da beni belli ki tanımıyor. 1972 yılında geldiğim Bodrum’da sadece bir şirketin genel müdürlüğü sırasında para kazandım. O da o zamanlar için matah bir para değildi. Haydi öyle olsun. 2008 de Bodrum’a bir okul kurmak amacıyla geldim. Olmadı ama sonuçta yerleştim, o tarihten beri Bodrum’dan ufak tefek maaşlar dışında hiç para kazanmadım. Halen de aldığım emekli maaşını kira olarak bir Bodrumlu mülk sahibine ödüyorum. Helal olsun.
Şimdi ben veya benim dostlarım nasıl olur da Bodrum’un kaymağını yiyip çuvallar dolusu paralarımızı başka kentlere götürmüşüz acaba?
En basit örneği 1976 yılından bu yana başta yat charter daha sonra yat imalatı konusunda çok başarılı işler yapan ve her fırsatta Bodrum’u bu konuda tanıtmak için çabalayan dostuma haksızlık edilmiş olmuyor mu?
Kazandığı bütün parayı Bodrum’a ve işini geliştirmeye yatırdığına onu tanıyan herkes şahittir, bana gerek yok…
Zaten Bodrum’da iş yapmış ve para kazanabilmiş insanların, ülkedeki diğer insanlar Bodrum’a yatırım yaparken onlar paraları çuval çuval götürüp Şebinkarahisar’a mı yatırım yapacaklardı?
Neyse, her şey Bodrum için dedik ya. Bütün çabamız o yönde. Ben bu yazıları yazıyorum, belki bir santim katkım olur diye. Herkes aynı yönde çabalıyor.
En son Bodrum Boat Show inançla ve sabırla çalışılırsa sonuç alınabileceğini bir kez daha kanıtladı. Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir. Zamanla daha da gelişeceğine inanıyorum.
Dünyada nerede var bir Boat Show’un mendireği Sen Jan Şövalyelerinin yaptığı kale olsun?
Her şey Bodrum için. Haftaya benim çılgın projemi yazmaya başlayacağım. Yine üzerime çok gülecek arkadaşlar, varsın olsun…