( BODRUM BİR CANNES OLUR MU?)
Bir yazı yazdık, çarşı karıştı. Halbuki ben tüm iyi niyetimle Bodrum’a yapılacak bir Kongre ve Sergi Salonları kompleksinin ne denli yarar getireceğini, bu işi daha önce başarıyla yapmış olan Fransa’nın Cannes şehriyle karşılaştırarak anlatmaya çalıştım.
Pek başaramamışım. Verilen yanıtların çoğunda bu konu maalesef yer almıyor. İnsanlar farklı farklı konulara takılmışlar ve bir iki kişi hariç hemen hemen kimse yazıyı bir bütün olarak değerlendirme zahmetine katlanmamış.
Gelin yanıtları, sahipleriyle birlikte okuyalım ve biz de kendi yanıtımızı verelim. Bu arada bunları zaten Facebook’taki yazının altında, isteyen herkes bulabilir.
Bir kere önemli bir kesim emoji bırakarak, kimi alay etmiş, kimi desteklemiş, kimi de hayret etmiş. Çok teşekkür ederek onları bir kenara alıyorum.
Yazılara geçelim;
Cannes sadece bir içerik..Bodrum,un 3 sokaği kadar..Mesele o günü yakalayip yüksek kalite servis ve ,,,kafa,,,,koymak..
Y) Esmer Hanımın ne dediğini tam olarak anlamadım. Ancak Cannes’ın Bodrumun 3 sokağı kadar olduğu yönündeki görüşü ciddi hatalı. 220 bin nüfuslu, 3 milyon turist çeken, 6,5 milyar değer yaratan bir yer Bodrum’un üç sokağı olamaz. “Mesele” ile başlayan cümlede ne anlatılmak istendiğini ise hiç anlamadım.
Dün Bodrum merkezdeydim esnafların büyük bölümü içler acısı konuşma tarzları ellerinde sigara tespih rezalet hanukçuluk turist kızlara taciz saygı yerlerde. Bunlarlamı cannes olaca? ciddi kurs görmeleri gerek diye düşündüm yoksa mısırda gördüğüm esnaftan farkları yok. Bazılarını tenzih ederimki onlarda çok azinlikta
Y) Tamamen katılıyorum. Bodrum’un en önemli sorunlarından biri de bazı esnafların Bodrum’a hiç yakışmayan tarzda davranış biçimleri sergilemeleri. Elbette bunlarla Cannes olmayacağız. Zamanla onlar da kendilerini eğitecek. Başka çare yok…
Gene g....nüz kalktı.Bodrum bir çingene köyü ancak olur.
Y) Bu arkadaş belli ki karamsar biri, koskoca Bodrum’u köy yaptı, ayrıca çingeneler de renktir. Neden olmasın?
Bodrum girisine pembe plastik flamingo, donmedolap koyan kitchlikle, kaldırımsız yollarla Bodrum Cannes olamaz! Olmasin da zaten. Medeni bir hale gelsin yeter.
Y) Bu da eleştirel olarak katıldığım bir görüş. Hele “medeni bir hale gelsin yeter” elbette hepimizin dileği olmalı. Güzel yaklaşım.
Şimdi turist ile dolu gümbet sahilinden döndük heryer at pisliği. Şaka gibi cannes mi olucak
Y) “At pisliği”ne takıldım. Ben de oraları geziyorum ama hiç rastlamadım. Acaba Figen Hanım bunu mecazi olarak mı kullandı? Kuşkusuz bu durumuyla Cannes olması söz konusu olamaz, ama zaman içinde düzelecektir, kanısındayım.
Marsilya olur, dışardan doluşmuş iti kopuğuyla, çeteleri mafyaları her gün bıçaklama ve cinayetler ile, rüşvetsiz iş yapmayanlar ile çok benzer özellikte…
Y) Sayın Temel, olsaydı şimdiye kadar çoktan olurdu. Belli ki Marsilya’yı biliyorsunuz. Oradaki olumsuz altyapı burada oluşmadı, oluşamadı. Ancak eleştiriniz kulak vermesi gerekenlere uyarı niteliğinde olmalı.
Buda rayli distem.gibi bos muhabbetler acaba bunu yazan.ccannes gidip gormüsmu reklam.kokan.hareketler
Y) Sayın Tekir alınmasın ama buna biraz güldüm. Yazının neresinde hangi reklamın yapıldığını bulamadım, zaten öyle bir niyetim yoktu, arkadaş nereden kokuyu almış anlayamadım. Yaşını bilemiyorum ama 1982 yılı ilk olmak üzere oralarda dolanıp durduğumu, ayrıca 2 yıl Fransa’da yaşadığımı haliyle bilmiyordur.
Cannes olmaya çalışacağınıza önce yol, su ,elektrik, sağlık konularının çözülmesi , Ardından kaliteli personel yetiştirilmesi, fiyatların standart hale getirilmesi gerekir. Beach ler haricinde herkesin denizden faydalanabileceği alt yapı oluşturulmalıdır. Bütün bunlar yapılmadan hayal kurmayalım
Y) Tamamdır, harika bir katkı. Ancak yazıda bunlar vardı, Lemi arkadaşım o bölümü okumamış galiba, alalım hemen buraya;
“….Ama onun dışında Kan ile her konuda yarışabiliriz. Sadece yollarımız bozuk ve yama içinde, trafiğimiz felaket, sularımızı sormayın, sellerimiz sorun, elektriğimiz başka bir dert, fiyatlarda istikrarımız zaten yok, belki Kan’daki gibi kilometrelerce uzanan şehir içinde ince kumlu plajlarımız olmasa bile asgari ücretin yarısını gibi cüz’i bedellerle lüks plajlarımız var.” Buradaki ironiyi herhalde anlamadı Lemi bey. Olsun, en azından sağlık sorunları ve kaliteli personel konusuna değinmiş, memnun oldum. Hayal her projenin ilk bedava yatırımıdır. Zarar etmez…
Hayir, başından beri öyle bir dokuya uygun değil
Y) Tamamdır, doğrudur, eğer uygun dokuyu tanımlayabilirsek ben de bu görüşe katılabilirim.
Hayata olmaz ! İnternetimiz bakır hatları yollarımız insan haklarına aykırı kapının önu 2 aydır kazılı suyumuzu damacana alarak yaşıyoruz! Şaşırsım ! Cannes nasıl yazmayı örendik
Y) Haklıdır Hakan Haki Kalkan Bey, ne diyeyim ki. Ancak bu sorunlar çözülürse o zaman olur demek istediğini anlıyorum. Acaba yanlış mı anlıyorum?
Cannes olmasın küf kokulu demode bodrum kendi gustosunu yaparsın cannes fuarlar ile kendini biraz kurtarır bodrum da kendi ürününü yaratır orada arkeo deniz tabiat bol
Bu eleştiride bir problem var, gözünü sevdiğimin Türkçesi ve noktalama işaretleri. Kadir Bey acaba ne diyor; “Cannes olmasın küf kokulu demode” mi, yoksa “ küf kokulu demode bodrum kendi gustosunu yaparsın” mı? Hangisi küf kokulu? Son cümle tamamdır “bodrum kendi ürününü yaratır…” İnşallah, yaratır ve biz de mutlu oluruz.
Bu son;
Bu yazı yazanı bana yollayın bodrum gerçeklerini ona anlatayım
Y) Şimdi buna da biraz güldüm. Kemal arkadaşımız bana Bodrum’un gerçeklerini anlatmadan önce Bodrum ile ilgili yazdığım yaklaşık 100 sayfalık 27 yazıyı okuma zahmetine katlandı mı acaba?
Ama yine de ben kendimi Kemal Bey’e yollarım, eğer bir çay ikram ederse…
Bunlar yanıt verme gereğini hissettiğim görüşler. Başkaları da var, ancak onlar çok kısa cümlelerle niyetlerini belirtmişler. Bir örnek;
“Dötümüzü tasıma suyla yıkıyoruz kral ” gibi…