Son üç yazıda Türkiye ve Bodrum’un ayrı ayrı 25 yılını inceledik. Eldeki verilerden sonuçlar çıkardık, kimi memnun edici oldu, kimi de üzüntü verici.
Yapacak bir şey yok, yaşadık ve bu sonuçları gördük. Kim istemez şimdi dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olalım, ilk beşi geçtim en azından 9. Veya 10. Olalım, ona da razıyım.
2023 yılında 19. idik ama bugünlerde ite kaka 16. Sıraya kadar yükseldik. Dilerim yine bir kapris yüzünden 23. sıraya düşmeyiz. Geçmişte ne yazık ki başımıza geldi…
Bu yazıda Bodrum’un Türk ekonomisine yarattığı katma değere bakacağız.
Öncelikle bir hatırlatma yapalım. Bir ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) o ülkede bir yılda yaratılan tüm nihai mal ve hizmetlerin o ülke parasına göre değeridir. Siz isterseniz yabancı para birimi kuruna göre de hesaplayabilirsiniz.
Buna göre dolar bazında hesapladığımız zaman, çok net olmasa bile Bodrum’un ülke Milli Gelirine yıllık katkısı 4,5 ile 5,5 milyar dolar arasında değişmektedir.
Ortalama olarak 5 milyar dolar kabul edersek, bir ilçenin yarattığı karma değer olarak bu ciddi bir değerdir.
Ayrıca SEGE dediğimiz bir endeks vardır. Sosyo-ekonomik Gelişmişlik Endeksi il ve ilçelerin gelişmişlik sıralamasını gösterir. Buna göre Bodrum Muğla ilinin 1.Kademe Gelişmişlik Düzeyindeki en gelişmiş ilçesidir.
Keza Bodrum Muğla ilinin ürettiği toplam Milli Gelirin yüzde 35’ini tek başına üretmektedir.
Daha çarpıcı bir gösterge ise Bodrum’un ülkedeki tam 39 ilin toplamından daha fazla katma değer üretmesidir.
Biraz abarttık gibi gelebilir, ancak bu değerler TÜIK ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlı verilerine dayanmaktadır.
Bodrum bu üretimi nasıl yaratmaktadır derseniz, onun da dökümü var. Yine yaklaşık yüzdeler olduğunu belirterek, Konaklama ve Hizmetler’ in payı yüzde 65, İnşaat ve Gayrimenkul’ ün payı yüzde 20 ve Ticaret ve Perakende’ nin payı yüzde 15 düzeyindedir.
Bilindiği gibi Turizm en önemli gelir getirici kalemdir. Yılda ortalama 2,5- 3 milyon iç ve dış turisti ağırlayan Bodrum Türkiye’nin turizm gelirlerine önemli katkıda bulunmaktadır.
Çok eleştirilen lüks otel ve restoranların katkısı 1 milyar doları çoktan aşmıştır.
Bu işin ekonomik yanı, Bodrum’un Türkiye’ye katkısı sadece ekonomi ile sınırlı değil. Bölgede yarattığı cazibe sayesinde Bodrum ciddi bir sosyo – kültürel çekim merkezi olmuştur.
Hepimiz biliyoruz, Bodrum'un sosyal dokusu 1950'lerde Balıkçı ve peşinden gelen aydınların başlattığı "Mavi Yolculuk" kültürüyle şekillenmiştir. Bu durum, ilçede sanata, edebiyata ve felsefeye olan ilgiyi kalıcı hale getirmiştir. Günümüzde de çok sayıda uluslararası caz festivali, bale festivali, edebiyat günleri ve resim sergileri Bodrum'da yıl boyu alıcı bulmaktadır.
Buna paralel olarak eğitim istatistikleri ülke genelinin çok üzerindedir. Okuma yazma oranının yüksekliği yanında Bodrum, nüfusuna oranla Türkiye'de metrekare başına en fazla "lisansüstü ve doktoralı" nüfusun yaşadığı yazlık/kışlık merkezlerin başında gelir
Elbette burada özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerden yoğun bir beyaz yakalı, sanatçı, akademisyen ve emekli entelektüel göçü almasının çok büyük etkisi vardır.
Bodrum, ekonomik gücünün yanı sıra Türkiye’nin entelektüel sermayesi, eğitim düzeyi ve kültürel çeşitliliği en yüksek ilçelerinden biridir.
Türkiye’nin dışa dönük tanıtım yüzü sadece İstanbul, Antalya veya Efes ile sınırlı değildir. Özellikle son dönemdeki lüks konaklama ve yeme/içme yatırımları sayesinde Bodrum başta Akdeniz olmak üzere tüm dünyada önemli bir yer edinmiş ve edinmektedir.
Çoğu kişi, ne yazık ki içlerinde Bodrumlular da var, bu lüksü gereksiz şatafat ve abartı olarak görüyor olsa bile unutmayalım ki Bodrum’dan elde edilen vergi gelirleri Muğla ilinin yüzde 25’ine ulaşıyor ve yine vurgulayacağım, tam 40 ilin vergi gelir toplamından fazla.
Bu kadar örnek yeter bence. Bodrum Türkiye için önemlidir.
Şimdi şu soruyu sormanın zamanı geldi bence. Madem Bodrum bu denli önemli, yıllarca neden doğru dürüst yatırım alamamaktadır?
Zaten yerel yönetimlerin yaptığı bir şey yok, merkezi yönetim de, hangi nedenlerle olduğunu biliyoruz, bu kadar ilgisiz kalırsa bu ilçe hiç hakkı olmayan bir sefalet içerisinde ülkeye katkı üretmeye çalışır durur.
2 bin km otoyol, 24 bin km duble yol yaptık diye böbürlenen arkadaşlar, Bodrum’un her yıl yarattığı vergi gelirinin üzerine oturup neden 9 km’lik Ortakent - Yalıkavak yolunu yıllardır yapamadılar, veya yapmadılar?
Şimdi de kalkmış Çorum Belediye Başkanı (dikkat ediniz Çorum ne alakası var ise Bodrum ile) ziyareti sırasında iktidardaki partinin Bodrum ilçe yöneticisi müjdeliyor; “Yalıkavak yolunun Kasım ayının ilk haftasında başlaması planlanıyor”. Yani herhangi bir kesinlik yok, planlanıyor, ama sonra her zaman ki gibi “seneye erteledik” de diyebilirler.
Hoş bu yol sadece bir örnek, son dönemde bir sembol haline geldi. Onun dışında yapılacak, yapmak istenirse, dünya kadar iş var.
Bu kenti geleneklerine saygılı çağdaş bir turizm kenti yapmak hiç zor değil.
Yeter ki, o kentin sağladığının küçük bir miktarını onun için harcayın…