Hüseyin SOFTA
Köşe Yazarı
Hüseyin SOFTA
 

EN BÜYÜK YATIRIM BİNA DEĞİL, İNSANDIR!

Yıllardır konuşulan ama bir türlü kalıcı çözüm üretilemeyen bir sorun var, Personel. Turizmin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi, hatta ayakta kalabilmesi için insan kaynağı olmazsa olmaz. Elbette personel her sektör için önemlidir ancak hiçbir sektör turizm kadar ciddi bir personel sorunu yaşamıyor. Peki neden? Ve çözüm nerede? Özellikle Bodrum gibi turizm destinasyonlarında sezon en fazla 4-5 ay sürüyor. Çalışandan bu sürede çalışıp kalan 7-8 ayı da geçindirmesini bekliyoruz. Bunun mümkün olmadığını artık kabul etmemiz gerekiyor. Öncelikle turizm sektöründe 12 ay istihdam yaratmanın yollarını bulmalıyız. Sezonu uzatacak projeler geliştirmeli, yıl boyunca personel çalıştıran işletmelere SGK primi, vergi avantajı ve kış döneminde işçilik desteği gibi teşvikler sağlamalıyız. Bir diğer büyük sorun ise barınma. Turizm çalışanı bugün Bodrum'da kira ödeyemiyor. Zaten 4-5 aylık gelirle bunu karşılaması da mümkün değil. Üstelik birçok işletmenin personeline sunduğu konaklama şartları da çağın çok gerisinde. Böylesine zor koşullar altında çalışan birinden yüksek motivasyon ve kaliteli hizmet beklemek gerçekçi değil. İnsanlar markette kasiyer olarak çalışmayı tercih ediyor ama turizme yönelmiyor. Bu nedenle turizm çalışanlarına yönelik lojman projeleri artık zorunluluk haline geldi. İster yerel yönetimler yapsın, ister merkezi yönetim, ister sektör temsilcileri ortak hareket etsin, ancak konaklama sorunu mutlaka çözülmeli. Sorunun bir başka boyutu da sektörün kendi içinde yaşanıyor. Bazı işletmeler hala düşük ücret politikası uyguluyor, maaşları geciktiriyor, çalışanları yasal çalışma sürelerinin üzerinde mesaiye bırakıyor ya da kendi departmanı dışındaki işlerde görevlendiriyor. Bu uygulamalar zaten var olan personel sorununu daha da derinleştiriyor. Bir yandan devletten ve yerel yönetimlerden destek beklerken, diğer yandan sektör olarak kendi hatalarımızla yüzleşmemiz gerekiyor. Personel yetiştiremiyoruz. Daha da önemlisi elimizdeki yetişmiş personelin kıymetini bilmiyoruz. Bugün öyle bir noktaya geldik ki tecrübeli, eğitimli ve kalifiye personel bulmakta zorlanıyoruz. Birçok işletmede kriterler düşmüş durumda. "Çalışsın yeter" anlayışı maalesef yaygınlaşıyor. Bodrum'daki birçok A Plus ve 5 yıldızlı otelin personel politikası da bunun göstergesi. Personel bulmak zorlaştığı için çalışanlar bir işletmeden diğerine transfer ediliyor. Referans araştırmaları yeterince yapılmıyor, hatta bazı durumlarda hak ettiğinden çok daha yüksek ücretlerle transferler gerçekleşiyor. O personelin önceki iş yerindeki performansı ya da yaşadığı sorunlar çoğu zaman dikkate alınmıyor. Turizm sektörü, kaliteyi artırmak ve sürdürülebilir başarı elde etmek istiyorsa bu anlayışı sorgulamak zorunda. Personel sorunu artık tek bir kurumun çözebileceği bir mesele olmaktan çıktı. Merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin, sektör temsilcilerinin ve BOYD ile BODER gibi turizm kuruluşlarının ortak akılla hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde günü kurtarmaya çalışan, hizmet kalitesi sürekli düşen ve verimsiz sezonlara mahkum olan bir turizm anlayışıyla karşı karşıya kalabiliriz. Çünkü turizmin en büyük yatırımı bina değil, insandır.
Ekleme Tarihi: 04 Haziran 2026 -Perşembe

EN BÜYÜK YATIRIM BİNA DEĞİL, İNSANDIR!

Yıllardır konuşulan ama bir türlü kalıcı çözüm üretilemeyen bir sorun var, Personel.

Turizmin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi, hatta ayakta kalabilmesi için insan kaynağı olmazsa olmaz. Elbette personel her sektör için önemlidir ancak hiçbir sektör turizm kadar ciddi bir personel sorunu yaşamıyor. Peki neden? Ve çözüm nerede?

Özellikle Bodrum gibi turizm destinasyonlarında sezon en fazla 4-5 ay sürüyor. Çalışandan bu sürede çalışıp kalan 7-8 ayı da geçindirmesini bekliyoruz. Bunun mümkün olmadığını artık kabul etmemiz gerekiyor.

Öncelikle turizm sektöründe 12 ay istihdam yaratmanın yollarını bulmalıyız. Sezonu uzatacak projeler geliştirmeli, yıl boyunca personel çalıştıran işletmelere SGK primi, vergi avantajı ve kış döneminde işçilik desteği gibi teşvikler sağlamalıyız.

Bir diğer büyük sorun ise barınma.

Turizm çalışanı bugün Bodrum'da kira ödeyemiyor. Zaten 4-5 aylık gelirle bunu karşılaması da mümkün değil. Üstelik birçok işletmenin personeline sunduğu konaklama şartları da çağın çok gerisinde. Böylesine zor koşullar altında çalışan birinden yüksek motivasyon ve kaliteli hizmet beklemek gerçekçi değil. İnsanlar markette kasiyer olarak çalışmayı tercih ediyor ama turizme yönelmiyor.

Bu nedenle turizm çalışanlarına yönelik lojman projeleri artık zorunluluk haline geldi. İster yerel yönetimler yapsın, ister merkezi yönetim, ister sektör temsilcileri ortak hareket etsin, ancak konaklama sorunu mutlaka çözülmeli.

Sorunun bir başka boyutu da sektörün kendi içinde yaşanıyor.

Bazı işletmeler hala düşük ücret politikası uyguluyor, maaşları geciktiriyor, çalışanları yasal çalışma sürelerinin üzerinde mesaiye bırakıyor ya da kendi departmanı dışındaki işlerde görevlendiriyor. Bu uygulamalar zaten var olan personel sorununu daha da derinleştiriyor.

Bir yandan devletten ve yerel yönetimlerden destek beklerken, diğer yandan sektör olarak kendi hatalarımızla yüzleşmemiz gerekiyor. Personel yetiştiremiyoruz. Daha da önemlisi elimizdeki yetişmiş personelin kıymetini bilmiyoruz.

Bugün öyle bir noktaya geldik ki tecrübeli, eğitimli ve kalifiye personel bulmakta zorlanıyoruz. Birçok işletmede kriterler düşmüş durumda. "Çalışsın yeter" anlayışı maalesef yaygınlaşıyor.

Bodrum'daki birçok A Plus ve 5 yıldızlı otelin personel politikası da bunun göstergesi. Personel bulmak zorlaştığı için çalışanlar bir işletmeden diğerine transfer ediliyor. Referans araştırmaları yeterince yapılmıyor, hatta bazı durumlarda hak ettiğinden çok daha yüksek ücretlerle transferler gerçekleşiyor. O personelin önceki iş yerindeki performansı ya da yaşadığı sorunlar çoğu zaman dikkate alınmıyor.

Turizm sektörü, kaliteyi artırmak ve sürdürülebilir başarı elde etmek istiyorsa bu anlayışı sorgulamak zorunda.

Personel sorunu artık tek bir kurumun çözebileceği bir mesele olmaktan çıktı. Merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin, sektör temsilcilerinin ve BOYD ile BODER gibi turizm kuruluşlarının ortak akılla hareket etmesi gerekiyor.

Aksi halde günü kurtarmaya çalışan, hizmet kalitesi sürekli düşen ve verimsiz sezonlara mahkum olan bir turizm anlayışıyla karşı karşıya kalabiliriz.

Çünkü turizmin en büyük yatırımı bina değil, insandır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.