Ağustos ayının sonuna geldik. Yaz mevsimi, dolayısıyla Bodrum’un en yoğun günleri geride kalmak üzere.
Sezona klasik lahmacun geyiğiyle başladık. Ardından Yunan adaları güzellemeleri geldi. Şimdi de turist geldi mi, gelmedi mi; rakamlar doğru mu, yanlış mı tartışmalarıyla sezonu kapatıyoruz.
Ama bütün bu tartışmaların arasında bence asıl konuşmamız gereken başka bir konu var;
Trafik!
Bu yıl Bodrum sokaklarında daha çok yerli turist gördük. Bunu hepimiz fark ettik.
Peki yabancı turist yok muydu?
Vardı!
Tatil köyleri ve büyük otellerin yöneticileriyle konuşuyorum. Yabancı turistin özellikle büyük tesislere geldiğini söylüyorlar. Ancak aynı cümlenin devamında çok önemli bir şey daha söylüyorlar;
“Turist otelden çıkmak istemiyor!”
Neden?
Çünkü trafik var!
Geçmiş yıllarda yabancı turistleri Bodrum’un farklı noktalarına taşıyan özel turları çok daha fazla görürdük. Bu yıl o hareketlilik aynı ölçüde yok.
Aslında turist açısından düşününce çok da şaşırtıcı değil.
Adam uçağından iniyor, tatiline başlayacak. Milas-Bodrum Havalimanı’ndan Bodrum’a ulaşması bazen 1 saati, Turgutreis’e ulaşması 2 saati buluyor!
Sonra diyeceğiz ki;
“Hadi Yalıkavak’a git.”
“Hadi Bodrum merkeze in.”
“Hadi çarşıda dolaş, restorana git, alışveriş yap.”
Adam daha otele gelirken trafikten bezmiş!
Niye çıksın?
İşte tam da bu nedenle Bodrum trafiği sadece Bodrumlunun günlük hayatını zorlaştıran bir ulaşım meselesi değildir.
Bodrum trafiği artık doğrudan bir turizm ve ekonomi meselesidir.
Peki çözülemez mi?
Bence çözülür.
Üstelik yıllarca beklememize de gerek yok.
Sorunların nerede olduğunu üç aşağı beş yukarı hepimiz biliyoruz.
Neredeyse her tali yol çıkışına konulan, birbirleriyle uyumu tartışmalı trafik ışıkları…
Bodrum Devlet Hastanesi Kavşağı…
Ve bana göre bugün Bodrum trafiğinin en büyük sıkıntılarından olan Ortakent ve Bitez akıllı kavşakları…
Adı “akıllı” ama Bodrumluyu çıldırtıyor!
Geçtiğimiz günlerde AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene, il yöneticileriyle birlikte Karayolları 2. Bölge Müdürü Ahmet Bülent Büyük’ü Bodrum’da ağırladı. Trafiğin yoğun olduğu noktalarda incelemeler yapıldı.
Haberlerde daha çok Ortakent-Yalıkavak yolundaki çalışmaların 1 Kasım’da başlayacağı öne çıktı.
Elbette önemli.
Ama benim dikkatimi asıl çeken Ortakent Kavşağı oldu.
Seha Ergene bu kavşakla ilgili çözüm planını Karayolları Bölge Müdürü’ne sunduğunu söyledi.
Bunlar güzel gelişmeler.
Kim yaparsa yapsın güzel!
Çünkü trafik meselesinin partisi olmaz.
Bodrum’un sorunuysa, çözümüne kim katkı koyuyorsa teşekkür etmek gerekir.
Ben uzun zamandır aynı şeyi söylüyorum;
Bodrum’un trafiğini rahatlatırsak Bodrum da rahatlar.
Turizm rahatlar.
Esnaf rahatlar.
Oteller rahatlar.
Bodrumlu rahatlar.
Ve en önemlisi, oteline kapanan turist yeniden sokağa çıkar.
Restorana gider.
Çarşıya iner.
Alışveriş yapar.
Bodrum’un parasını Bodrum’da harcar.
Bunun ekonomik karşılığı küçümsenecek gibi değil.
Üstelik benim iddiam şu;
Bodrum trafiği çözülemeyecek bir sorun değil.
Doğru mühendislik, doğru kavşak düzenlemeleri, trafik ışıklarının yeniden planlanması ve gerçekten işe yarayan birkaç dokunuşla bir yıldan kısa sürede çok ciddi rahatlama sağlanabilir.
Mucizeye gerek yok.
Yeni bir şey keşfetmeye de gerek yok.
Akla, bilime, mühendisliğe ve biraz da kararlılığa ihtiyaç var.
Çünkü Bodrum’un trafik sorunu artık “yazın biraz yoğun oluyor” denilip geçilecek noktayı çoktan aştı.
Turisti otelden çıkarmıyorsa…
Bodrumluyu evinden çıkarmıyorsa…
Esnafın işini etkiliyorsa…
Bu artık sadece trafik değildir.
Bodrum ekonomisinin önündeki engellerden biridir!
O nedenle şu kavşak işini, yol işini, ışık işini artık gerçekten çözelim.
Göreceksiniz;
Trafiği çözersek Bodrum rahatlar!
Yeter ki yapılmak istensin.