Alp ARBAK
Köşe Yazarı
Alp ARBAK
 

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU BODRUM’DA İSTEMİYOR MUYUZ?

Baştan söyleyeyim; bu yazı Kemal Kılıçdaroğlu yazısı değil. Bu yazı, siyasetin bugün geldiği acınası noktanın yazısı. Kendi düşüncemi açık açık söyleyeyim. Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu sadece Bodrum’da değil, hiçbir yerde görmek istemiyorum. Hatta yüzünü gördüğümde tüylerim diken diken oluyor. Bana göre, "mutlak butlan" tartışmalarıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmayı kabul etmek, zaten yıllardır girdiği hiçbir seçimi kazanamamış, ağır eleştiri alan bir siyasi kariyerin üzerine yeni bir yük bindirmekten başka bir şey değildir. Toplumun önemli bir kesiminin tepkisini göze alarak, o kesimin hayallerini yıkarak o koltuğa oturmanın ne CHP'ye ne de Türk siyasetine bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Hatta bunun iktidarın ekmeğine ballı kaymak sürmek olduğunu düşünüyorum. Ama dikkat edin... Bu benim fikrim. Sadece beni bağlar. Ben düşüncemi söylerim. Katılan olur, katılmayan olur. Kimseye "ben sizin adınıza konuşuyorum" demem. Kimsenin adına imza toplamam. Kimse adına karar vermem. Çünkü buna hakkım yok. İşte tam da burada siyaset rayından çıkıyor. Son yıllarda siyaset, fikir üretme zemini olmaktan çıktı; reklam üretme alanına dönüştü. Kişisel rant uğruna yapılan gösteriler... Sosyal medyada birkaç beğeni almak için hazırlanan kampanyalar... Rüzgar hangi taraftan esiyorsa oraya savrulan açıklamalar... Ve en önemlisi... Kendi fikrini söylemek yerine, bütün toplum adına konuşma hastalığı... Bodrum'da her görüşten insan yaşıyor. AK Partili de var... CHP'li de var... MHP'li de var... İYİ Partili de... DEM Partili de... Demokrat Partili de... Hatta bugün hala Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen CHP'liler de var. Bu şehrin gerçeği budur. Hiç kimse çıkıp da "Bodrum bunu istiyor", "Bodrum bunu istemiyor" deme hakkına sahip değildir. Çünkü hiçbir siyasi parti, hiçbir dernek, hiçbir grup, hiçbir platform tek başına Bodrum'u temsil etmez. Edemez. Aslında bu sadece Bodrum için değil, Türkiye'nin tamamı için geçerlidir. Demokrasi tam da budur. Herkes kendi adına konuşur. Başkalarının yerine değil. Bugün birileri kendi siyasi görüşünü bütün Bodrum'un ortak iradesi gibi göstermeye çalışıyorsa, bunun adı siyaset değildir. Bunun adı reklamdır. Bunun adı şovdur. Ve ne yazık ki son yıllarda şov yapanların sayısı, siyaset yapanların sayısını geçti.
Ekleme Tarihi: 28 Haziran 2026 -Pazar

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU BODRUM’DA İSTEMİYOR MUYUZ?

Baştan söyleyeyim; bu yazı Kemal Kılıçdaroğlu yazısı değil. Bu yazı, siyasetin bugün geldiği acınası noktanın yazısı.

Kendi düşüncemi açık açık söyleyeyim.

Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu sadece Bodrum’da değil, hiçbir yerde görmek istemiyorum. Hatta yüzünü gördüğümde tüylerim diken diken oluyor.

Bana göre, "mutlak butlan" tartışmalarıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmayı kabul etmek, zaten yıllardır girdiği hiçbir seçimi kazanamamış, ağır eleştiri alan bir siyasi kariyerin üzerine yeni bir yük bindirmekten başka bir şey değildir. Toplumun önemli bir kesiminin tepkisini göze alarak, o kesimin hayallerini yıkarak o koltuğa oturmanın ne CHP'ye ne de Türk siyasetine bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Hatta bunun iktidarın ekmeğine ballı kaymak sürmek olduğunu düşünüyorum.

Ama dikkat edin...

Bu benim fikrim.

Sadece beni bağlar.

Ben düşüncemi söylerim. Katılan olur, katılmayan olur. Kimseye "ben sizin adınıza konuşuyorum" demem. Kimsenin adına imza toplamam. Kimse adına karar vermem.

Çünkü buna hakkım yok.

İşte tam da burada siyaset rayından çıkıyor.

Son yıllarda siyaset, fikir üretme zemini olmaktan çıktı; reklam üretme alanına dönüştü.

Kişisel rant uğruna yapılan gösteriler...

Sosyal medyada birkaç beğeni almak için hazırlanan kampanyalar...

Rüzgar hangi taraftan esiyorsa oraya savrulan açıklamalar...

Ve en önemlisi...

Kendi fikrini söylemek yerine, bütün toplum adına konuşma hastalığı...

Bodrum'da her görüşten insan yaşıyor.

AK Partili de var...

CHP'li de var...

MHP'li de var...

İYİ Partili de...

DEM Partili de...

Demokrat Partili de...

Hatta bugün hala Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen CHP'liler de var.

Bu şehrin gerçeği budur.

Hiç kimse çıkıp da "Bodrum bunu istiyor", "Bodrum bunu istemiyor" deme hakkına sahip değildir.

Çünkü hiçbir siyasi parti, hiçbir dernek, hiçbir grup, hiçbir platform tek başına Bodrum'u temsil etmez.

Edemez.

Aslında bu sadece Bodrum için değil, Türkiye'nin tamamı için geçerlidir.

Demokrasi tam da budur.

Herkes kendi adına konuşur.

Başkalarının yerine değil.

Bugün birileri kendi siyasi görüşünü bütün Bodrum'un ortak iradesi gibi göstermeye çalışıyorsa, bunun adı siyaset değildir.

Bunun adı reklamdır.

Bunun adı şovdur.

Ve ne yazık ki son yıllarda şov yapanların sayısı, siyaset yapanların sayısını geçti.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ErBarış
(28.06.2026 13:36 - #1180)
KK destekliyen chp li olabilir. Ancak o hain demokratik yollardan gelmedi, seçilmedi kayyum olarak atandı. Burada demokrasi, hukuk ve özgürlüklerden bahsedemeyiz. Atanmış kayyumların butlancıların bodrum da dahil hiçbir yerde yeri yoktur.
Mustafa Ali Çotura Erbarış Kemal Kılıçdaroğlu bir proje olduğunu hepimiz sonradan öğrendik. Peki şimdi savunduğunuz Özgür Özel, 13 yıl boyunca Kemal Kılıçdaroğlunun yöne tim kadrosunda değil miydi. Neden,Niçin,Nasıl istifa etmedi veya parti içi girişimlerde bulu narak CHP nin 13 yıl boyunca girdiği tüm seçimlerde kaybet mesini Cumhurbaşkanlığı seçimlerin de ellerinde Eskişehir Büyükşe hir Belediye Başkanı Prf. Dr. Yılmaz Büyükerşen gibi bir koz varken bunu kullanmayıp Ekmelettin, Gül gibi rakip dü şünce adamlarını aday gösterilmesine ses çıkarmadı Ben CHP li olmadığım halde 25 yıl boyunca AKP nin iktidardan düşürmek için CHP ye oy veren biri olarak Bugün CHP nin geleceği için lider olarak görülen Özgür Özel de tıpkı Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir proje olduğunu unutmayın
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ali arıbaş
(28.06.2026 13:57 - #1181)
Alp bey sizi yürekten kutluyorum ben C.H.P li değilim emekli işçi Çiftçi öğrenci öğretmen memur bunların partiden bir beklentisi vardı kılıctaroglu resmen bunu engellemiş oldu ne desek azdır Nalet olsun millet kirasını ödeyemiyor sandık Türk milletinin önüne geldiğinde bunlara öyle bir tokat atacağız ki hayatları boyunca unutmayacaklar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ferruh
(29.06.2026 11:41 - #1183)
Haklısınız Chp,Mhp 2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı.İslâm Konferansı örgütü eski genel sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterdiğinde ülkenin siyasî oyun içinde olduğunu millet anlamak istemedi. Din ile kandırmak dil ile kandırmak algı yapmayı güçlendirdi durum bugün ortada. Halkın baskı altında susturulduğu sindirildiği bu günlerde neler olacağını % erken 2027 seçimlerinde göreceğiz Mutlak Butlan hazırlık aşaması siyasî reklam. Tekrar aday...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.