Alp ARBAK
Köşe Yazarı
Alp ARBAK
 

UMUDU POLEMİKLERE KURBAN ETMEYİN!

Ortada yaşam mücadelesi veren küçücük bir çocuk var... Bir de onu hayatta tutabilmek için nefes almadan mücadele eden bir anne. O annenin sabahı da evladıyla başlıyor, gecesi de... Aklındaki tek soru ise belli: "Çocuğumu nasıl yaşatacağım?" Böylesine ağır bir yükün altında ezilen bir annenin her cümlesini, her duygusunu, her isyanını başka hesapların içine çekmek, siyasetçiyi bu umut üzerinden hedef almak, siyaset oyunları yapmak,… İşte buna vicdanım razı gelmiyor. Verilen sözler tutulmuş olabilir... Tutulmamış da olabilir... Kimin haklı, kimin haksız olduğuna vicdanlar karar verir. Ama hiçbir haklılık, bir çocuğun umut mücadelesinden daha değerli değildir. Ne yazık ki son günlerde asıl konuşmamız gereken şey unutuldu. Çocuğumuzun tedavisi... Yerine polemikler konuşulmaya başlandı. Ailenin umudu siyaseten yıpratma oyunlarına alet edildi. Siyasetçi ısrarla hedefe konuldu. İnsanlar birbirini suçlamaya başladı. Taraflar oluştu. Oysa ortada taraf olunacak bir konu yok. Ortada sadece yaşamak isteyen bir çocuk var. Bir annenin çaresizliği hiçbir tartışmanın malzemesi olamaz. Bir çocuğun hastalığı hiçbir hesabın parçası haline getirilemez. Bir evladın yaşam umudu, hele de o çocuğu kullanarak, hiçbir polemiğin gölgesinde bırakılamaz. O yavrumuzu kullanarak siyaset yapılamaz. Bizim enerjimizi birbirimizi yıpratmaya değil, o çocuğu yaşatmaya harcamamız gerekiyor. Çünkü bugün konuştuğumuz her gereksiz tartışma, aslında o çocuğun sesini biraz daha geri plana itiyor. İşte buna üzülüyorum. Bodrum'u bugüne kadar güzel yapan şey, zor günlerde aynı yürekte buluşabilmesiydi. Söz konusu bir can olduğunda siyasi görüşler, kişisel kırgınlıklar, hesaplar bir kenara bırakılırdı. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar değil... Yeni umutlar. Yeni suçlamalar değil... Yeni dayanışmalar. Çünkü bu hikayede kazanan ya da kaybeden siyasetçiler, kurumlar ya da kişiler olmayacak. Ya bir çocuk hayata tutunacak... Ya da biz, gereksiz polemiklerin arasında belkide ömür boyu vicdanımıza hesap vereceğiz. Ben tercihimi yaptım. Ben, polemiğin değil umudun tarafındayım. Ve herkesi de aynı yerde buluşmaya davet ediyorum.
Ekleme Tarihi: 05 Ağustos 2026 -Çarşamba

UMUDU POLEMİKLERE KURBAN ETMEYİN!

Ortada yaşam mücadelesi veren küçücük bir çocuk var...

Bir de onu hayatta tutabilmek için nefes almadan mücadele eden bir anne.

O annenin sabahı da evladıyla başlıyor, gecesi de...

Aklındaki tek soru ise belli:

"Çocuğumu nasıl yaşatacağım?"

Böylesine ağır bir yükün altında ezilen bir annenin her cümlesini, her duygusunu, her isyanını başka hesapların içine çekmek, siyasetçiyi bu umut üzerinden hedef almak, siyaset oyunları yapmak,…

İşte buna vicdanım razı gelmiyor.

Verilen sözler tutulmuş olabilir...

Tutulmamış da olabilir...

Kimin haklı, kimin haksız olduğuna vicdanlar karar verir.

Ama hiçbir haklılık, bir çocuğun umut mücadelesinden daha değerli değildir.

Ne yazık ki son günlerde asıl konuşmamız gereken şey unutuldu.

Çocuğumuzun tedavisi...

Yerine polemikler konuşulmaya başlandı.

Ailenin umudu siyaseten yıpratma oyunlarına alet edildi. Siyasetçi ısrarla hedefe konuldu.

İnsanlar birbirini suçlamaya başladı.

Taraflar oluştu.

Oysa ortada taraf olunacak bir konu yok.

Ortada sadece yaşamak isteyen bir çocuk var.

Bir annenin çaresizliği hiçbir tartışmanın malzemesi olamaz.

Bir çocuğun hastalığı hiçbir hesabın parçası haline getirilemez.

Bir evladın yaşam umudu, hele de o çocuğu kullanarak, hiçbir polemiğin gölgesinde bırakılamaz. O yavrumuzu kullanarak siyaset yapılamaz.

Bizim enerjimizi birbirimizi yıpratmaya değil, o çocuğu yaşatmaya harcamamız gerekiyor.

Çünkü bugün konuştuğumuz her gereksiz tartışma, aslında o çocuğun sesini biraz daha geri plana itiyor.

İşte buna üzülüyorum.

Bodrum'u bugüne kadar güzel yapan şey, zor günlerde aynı yürekte buluşabilmesiydi.

Söz konusu bir can olduğunda siyasi görüşler, kişisel kırgınlıklar, hesaplar bir kenara bırakılırdı.

Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar değil...

Yeni umutlar.

Yeni suçlamalar değil...

Yeni dayanışmalar.

Çünkü bu hikayede kazanan ya da kaybeden siyasetçiler, kurumlar ya da kişiler olmayacak.

Ya bir çocuk hayata tutunacak...

Ya da biz, gereksiz polemiklerin arasında belkide ömür boyu vicdanımıza hesap vereceğiz.

Ben tercihimi yaptım.

Ben, polemiğin değil umudun tarafındayım.

Ve herkesi de aynı yerde buluşmaya davet ediyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa Balcı
(05.08.2026 12:40 - #1200)
Konuyu anlamakta zorluk çektim. Belki ben takip edemedim ama, çocuk kim, anne kim?
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.