Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, belediye meclisinde Bodrum’u sürekli kötüleyenlere tepki gösterdi. "Yaşadığınız yere ihanet eder gibi konuşuyorsunuz" dedi.
Ardından AK Parti Bodrum İlçe Başkanlığı bir açıklama yaptı. Başkanın vatandaşları ve muhalefeti hedef aldığını, Bodrum’un sorunlarını dile getirmenin suç olmadığını söyledi.
İyi de...
Bir dakika durup düşünelim.
AK Parti bu ülkeyi yaklaşık 25 yıldır yönetiyor. Ekonomiden turizme, ulaşımdan devlet yatırımlarına kadar yetki kimde?
Bodrum pahalı mı? Evet.
Peki sadece Bodrum mu pahalı? Etin, domatesin, soğanın, meyvenin fiyatına hiç bakıyor muyuz? Turizm işletmeleri, esnaf artan maliyetlerle boğuşurken devletin ne desteği var?
Trafik var mı? Hem de nasıl...
Ben bunu bugün söylemiyorum ki. 15 yıldır yazıyorum. Devlet Hastanesi daha temel aşamasındayken "Bu bölge kilitlenecek" dedim. Sonra aynı güzergâha Emniyet, SGK, Tapu yapıldı. Şimdi Liman Başkanlığı da geliyor. Bitez ve Ortakent kavşaklarına yıllardır üst geçit ya da battı çıktı yapılması gerektiğini yazıyorum. Arşivler ortada.
Su sorunu...
Yıllarca DSİ'nin ayıplı isale hattının sıkıntısını yaşamadık mı? Bugün MUSKİ o hatları değiştirmek için ciddi bir mücadele veriyor. Patlaklar azaldıysa bunun sebebi de yapılan yatırımlar.
Turizm deseniz...
Ülkenin turizm politikasını belediye mi belirliyor? Vergileri belediye mi topluyor? İşletmelerin maliyetlerini belediye mi artırıyor?
Bir de sahiller meselesi var.
"Sahiller halkındır" diyoruz ama işgaliye bedelini kim topluyor? Mal Müdürlüğü. Yani devlet.
Şimdi bütün bunları alt alta koyun.
Bodrum’un sorunları yok mu? Var.
Belediyenin hiç sorumluluğu yok mu? Elbette var.
Ama Bodrum’un bugün yaşadığı sorunların çok büyük bölümü merkezi idarenin yetki alanında. Bunu görmeden yapılan her eleştiri eksik kalır.
AK Partili arkadaşlara da şunu söylemek istiyorum;
Yerelde muhalefet yapabilirsiniz, buna kimsenin itirazı yok. Ama çözümü Ankara'da olan sorunları sadece Bodrum Belediyesi'nin sırtına yükleyerek siyaset yapılmaz.
Ankara çözüm üretirse en çok Bodrum kazanır.
İnanın o zaman sizi eleştiren değil, alkışlayan ilk kişilerden biri yine biz oluruz.
Ama sırf muhalefet yapmak için gerçekleri eğip bükmeyin.
Çünkü Bodrum artık buna inanmıyor.