Bodrum'da bir sorun yaşandığında hepimizin ilk refleksi aynı oluyor.
Bir şey mi ters gitti?
"Hangi belediye ne yapıyor?"
Sonra başlıyor sosyal medyada yorumlar, kahve sohbetleri, suçlamalar...
Ama işin ilginç tarafı şu; Bodrum'da birçok kişi hangi hizmetin hangi kurumun sorumluluğunda olduğunu tam olarak bilmiyor.
Hal böyle olunca da bazen eleştiriler yanlış adrese gidiyor, asıl sorumlular ise sessizce kenarda durup olanı biteni izliyor, hatta “nasıl olsa benden bilmiyorlar” rahatlığını yaşıyor.
Mesela Kumbahçe'deki sahil işgalleri...
Birçok kişi doğrudan Bodrum Belediyesi'ni suçluyor. Oysa sahili kullanan işletmeler, işgal ettikleri alanların ecrimisil bedellerini belediyeye değil Mal Müdürlüğü'ne ödüyor.
Gelelim su meselesine...
Bodrum'da musluğunuzdan akan suyun da, akmayan suyun da, patlayan borunun da, yapılan altyapı çalışmasının da sorumlusu Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ.
Susuzluk yaşanıyorsa, altyapı çalışması yapılıyorsa, ana içme suyu hatları patlıyorsa bunun muhatabı Bodrum Belediyesi, DSİ değil MUSKİ. (Hoş bu bomba gibi patlayan borular bize DSİ’nin mirası ya, neyse!)
Aynı durum kanalizasyon sistemi için de geçerli.
Öte yandan Bodrum Belediyesi'nin sorumluluğunda olan konular da var.
Çöp toplamak, mahallelerin genel temizliği, parklar, plajlar, yeşil alanlar ve günlük belediyecilik hizmetleri Bodrum Belediyesi'nin görevi.
Kaçak yapılaşmayla mücadele, imar uygulamaları, yapı denetimleri, yıkılan yıkılmayan kaçak yapılar da yine Bodrum Belediyesi'nin sorumluluğunda.
İnşaat yasağı konusunda da sık sık kafa karışıklığı yaşanıyor.
İnşaat yasağı kararı belediyelerin değil, Valiliğin yetkisinde.
Yol meselesi ise tam bir karmaşa...
Güvercinlik'ten Turgutreis'e kadar uzanan ana arter yol Karayolları'nın sorumluluğunda.
Yolun bakımı, düzenlemesi ve temizliği dahil birçok konu Karayolları'nın görev alanında bulunuyor.
Hatta çoğu zaman vatandaşın belediyeden beklediği bazı temizlik ve düzenleme çalışmaları, sorumluluğu olmamasına rağmen Bodrum Belediyesi tarafından yapılıyor.
Torba-Yalıkavak arasındaki ana arter ise Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda.
Ortakent-Yalıkavak yolu çalışmasının sorumlusu da Karayolları.
Sivrisinekle mücadele ve ilaçlama çalışmaları ise belediyelerin görev alanında.
Gördüğünüz gibi Bodrum'da günlük hayatı doğrudan etkileyen birçok konuda farklı kurumlar yetkili.
Sorun şu ki vatandaş çoğu zaman kimin ne iş yaptığını bilmiyor.
Daha büyük sorun ise kurumların bazen bu karmaşanın arkasına sığınabilmesi.
Benim görüşüm net...
Bir iş doğrudan sizin sorumluluğunuzda olmasa bile, şehirde yaşanan bir soruna sırtınızı dönemezsiniz.
"Benim görev alanım değil" demek kolay.
Zor olan, sorunu takip etmek, ilgili kurumu uyarmak ve çözüm için çaba göstermektir.
Çünkü vatandaşın umurunda olan şey yetki karmaşası değil, sorunun çözülmesidir.
Galiba Bodrum'un en büyük eksiklerinden biri de tam burada ortaya çıkıyor.
Sorunların önemli bir bölümü para eksikliğinden değil, kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğinden ve plansızlıktan kaynaklanıyor.
Ve koordinasyon olmadığında kaybeden hep Bodrum oluyor.