Geçen yazının sonunda Milas-Bodrum Havaalanı ile Dalaman Havaalanı arasındaki yıllık doluluk farkında değinmiş, Dalaman’ın hemen hemen iki kata yakın turist trafiğine sahip olduğundan bahsetmiştik.
Evet öyledir. Bu da alanın hitap ettiği bölgenin turiste dönük yatak kapasitesi ile doğrudan ilgilidir.
Şimdi Dalaman’a bir bakalım öncelikle, neden bu denli kapasite kullanımı Bodrum’a göre yüksek. Bu arada şunu da açıklığa kavuşturalım; Bir havalimanının kapasitesi gelen ve giden yolcuya verebileceği servis ve altyapı olanakları ile sınırlıdır. Yatırım aşamasında tahmini yolcu trafiği göz önüne alınarak projelendirilir.
Mesela Dalaman yıllık 5.000.000 yolcu kapasitesine göre yapılmıştır. Hedeflediği bölge uluslararası olarak açıldığı 1989 yılında bunun çok altında yatağa sahip olsa bile zamanla, alanın yarattığı ivme ile bugün 225 bin yatağa ulaşmıştır.
Bölgede başı çeken Marmaris ve Fethiye ilçeleri varken daha sonra Sarıgerme, Datça, Köyceğiz, Kaş, Kalkan, Dalyan gibi ilçelerdeki yatak kapasiteleri hızla artmış, hele Dalaman Sarıgerme bölgesi tamamen yeni bir turistik çekim alanı haline gelmiştir.
Böylece alanın 2025’te dış hat kapasitesi 3,6 milyon yolcuya yükselmiştir.
Burada elbette Dalaman’ın reklamını yapmıyoruz. Bunları, hedeflenen kapasitelerin amaca ne denli uygun sonuçlandığı örneğini vermek amacıyla yazıyorum.
Şimdi Bodrum’a bakalım: Dalaman ile hemen hemen aynı büyüklüktedir. Sonradan yapılan dış hatlar ile birlikte 1995 yılında tam faaliyete geçti. Kapasitesi 5.000.000 yıl/yolcu olarak planlandı.
Havalimanı hitap edeceği Bodrum için planlandı ve kapasitesi ona göre belirlendi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Alan bir türlü istenilen doluluğa bırakın ulaşmayı, yanına dahi yaklaşamadı.
Ama ne oldu, alanla birlikte müthiş bir iç hatlar yolcu trafiği oluştu ve bu ivme ile Bodrum hem yörenin, hem ülkenin hem de dünyanın sayılı turizm merkezlerinden biri oldu.
Ben sayıları severim. Daha rahat anlatılır ve daha rahat anlaşılır. Şöyle bir bakarsak;
2007 de Dalaman’a iç hat trafiği 400 bin, dış hat trafiği 2,5 milyon yolcu olmuşken, 2025’te iç hat 2.milyon’a, dış hat ise 3.6 milyona çıkmış.
Milas Bodrum’da yine 2007 de iç hat 825 bin yolcu iken dış hat 1 milyon 750 bin yolcu olmuş, 2025’te ise iç hat 2 milyona yükselirken dış hat 1 milyon 850 binde kalmış.
Bu da gösteriyor ki, Dalaman’ın dış hat yolcusu 15 yılda 1 milyon 150 bin artarken Bodrum ancak 100 bin artabilmiş.
Ben son 15 yılı göz önüne aldım ve bu rakamları yuvarlayarak verdim. Özellikle son beş yıla baktığımızda Milas-Bodrum dış hat trafiğinin hemen hemen aynı kaldığını görüyoruz. 2019’da 1 milyon 870 bin, 2025’te 1 milyon 827 bin.
Bu ne demek oluyor, bu şu demek oluyor; Bodrum turizmi son beş yıldır reel olarak hiç artmamıştır. (Aynı dönemde Dalaman 300 bin kişi artmıştır.)
Şimdi vereceğim rakamlar turizm sektörünün başından sonuna bir kapasite işi olduğunu gösterecek. Bodrum’da 2019 yılında resmi kayıtlı yatak kapasitesi 123 bin iken 2025 yılında bu rakam 80 binin de altına indi. Diyeceksiniz ki bu süre zarfında hiç mi otel yapılmadı, yapıldı yeni kapasiteler ilave edildi.
Ama bir şey daha oldu:
Son beş yılda özellikle pandemi döneminin yarattığı talep patlaması sonucu kiralar anormal boyutlara ulaştı ve konut arzı hiçbir zaman bu talebi karşılayamadığından eldeki otel, motel, apart oteller, yeni yapılmakta olanlar hemen, yapılmış olanlar ise zaman içinde konuta dönüştürüldü.
Sonuçta Milas Bodrum Havaalanı dış hatlar reel yolcu trafiği de hiç yükselmedi, aynı kaldı.
Demek ki iş sonunda yatak kapasitesine dayanıyor. Tur operatöründen acentecisine, charter şirketinden restoran işletmecisine, profesyonel rehberine kadar tüm turizm sektör paydaşları kapasite sorunu ile yakından etkileşim içindeler.
Daha önce söylediğim gibi, Bodrum’un yatak kapasitesi yeterli değildir, yeni kapasiteler yaratılmalı, turizm yatırımına uygun yeni yerler açılmalıdır.
Kapasite dedim de aklıma geldi, aslında en önemli kapasite “insan kapasitesi” dir. İşini bilen, kafası çalışan, çalışkan, liyakat sahibi insan kapasitesi artmadıkça diğerleri zaten artamaz.
Türkiye’nin son 20 yıldır sorunu da bu değil mi arkadaşlar…