Baştan açıklayalım, ben inanmıyorum Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin aday olmak için o paraları gerek Ekrem İmamoğlu’na gerekse Özgür Özel’e verdiğine.
Tek kaynaktan yayılan ve zamanlaması neden bu tarihlere denk getirildi anlayamadığım bu iddia, hem genç başkan hem de Muğla Belediye Başkanı tarafından yalanlandı. Ayrıca Bodrum CHP teşkilatı da başkanının arkasında durdu.
Buraya kadar tamam, ben de zaten düşüncemi açıklamıştım. Ancak, işte burada politikanın arka sokaklarında dolanmaya başlıyor düşüncelerimiz.
Şu sıralar 1 Temmuz’a ertelenen CHP’nin ceza davası gündemdeydi. Ayrıca “mutlak butlan” davası da sürüyor, henüz sonuçlanmadı. Herkesin kafasında bir sonuç ve buna bağlı çeşitli olasılıklar var, ben bunlara girip sizin de kafanızı karıştırmayacağım.
Ancak benim küçük bir derdim var onu da söylemeden geçemeyeceğim;
100 yıllık parti, Atatürk’ün partisinin içine düştüğü (dikkat edelim iktidar falan düşürmedi, kendi kendilerini düşürdüler) bu durumu CHP’li olması şart değil, hangi demokratım diyen kimse içine sindirebilir?
İnsanlar “bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği” yönündeki iddialar karşısında;
“En demokrat CHP de böyle şeyler nasıl olur” derdine düşmüşken ortaya atılan yeni iddiaları elbette ciddiye almak zorunda kalırlar.
Yine söylüyorum, ben yukarıdaki iddialara değil ancak Bodrum Belediye Başkanı iddialarına inanmam. Diğer iddialar mahkeme önündedir ve yargı elbette doğru kararı verecektir. (Tarafsız Yargı)
Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir. Hatırlayınız, yerel seçimlerde Bodrum CHP aday adaylığı rekor sayıya ulaşmış 25 kişi başkanlığa seçilmek için başvurmuştu. İçlerinde benim de tanıdığım çok değerli saygın adaylar da vardı. Ben dahil birçok kişi bu adaylar arasından CHP’de bir önseçim yapılamasını bekledik.
Ne oldu, bir sabah ansızın bu 25 kişi görmezden gelinerek küt diye Tamer Mandalinci aday ilan edildi. Bu nasıl bir demokrasi anlayışı, ben anlamadım.
İşte size kuşkuların kaynağı…
Aynı tarihlerde eski başkan Ahmet Aras ise Muğla Belediye Başkan adayı ilan edildi. Bu konuda herhangi bir iddia ortalığa yayılmadı.
Sadece, “Bodrum’a ne yaptı ki Muğla’ya ne yapacak” deyişi halkın arasında söylenir oldu. Onlarla aynı fikirde olduğumu açıklamakta bir sakınca görnüyorum.
CHP Muğla’da da Bodrum’daki gibi bir antidemokratik uygulama içinde miydi, ben bilmiyorum.
Sonuç olarak ben her iki başkanın da CHP’nin başkan adayları olarak seçimleri hakkıyla kazandıklarına inanıyorum.
Başkanlık sürecinde öne sürülen para alışverişine de kesinlikle inanmıyorum.
Ben yönteme karşıyım, CHP’nin düştüğü duruma üzülüyorum.
CHP’li olmayan demokrat bir Türk vatandaşı olarak…