Geçen hafta sosyal medyada Bodrum Ticaret Odası (BODTO)’nun bir toplantı duyurusunu gördüm, bir değil birkaç defa, siz de görmüş hatta katılmışsınızdır bile, ben topal topal gidemedim;
“BODRUM YARIMADASI’NIN ÇEVRESEL VE YAPISAL GELECEĞİ SEMPOZYUMU II”
Sempozyumun hem programı hem de katılanların ağırlığı çok iç açıcı idi. Bu saatten sonra Bodrum’un bu konularda geleceği mi kaldı diye düşündüm. Ama sonuçta aklı başında bir topluluğun Bodrum’un sorunlarına nihayet el atacağı için sevindim.
Her güzel şeyin sonu kısadır derler ya, aniden başlıktaki “II” ibaresi dikkatimi çekti. Demek ki bundan önce de böyle bir toplantı yapılmış ve bu ikincisi oluyormuş. Hayret nasıl da benim haberim olmadı, belki de mümkünse katılır, iki çift laf da ben eder, aykırı bile olsa görüşlerimi bildirirdim, diye düşünürken bir anda gözüm karardı. Çünkü ilk tarih olarak 2008 veriliyordu.
Yani bundan 18 yıl önce. Benim Bodrum’a taşındığım yıl.
Yani o toplantıdan bu toplantıya olanlara ben şahidim.
Mutluluğumun yerini hüzün aldı ve yeniden oryantal bir toplumda yaşadığım aklıma geldi.
Bu ne yahu? Bir yörenin “geleceği” ile bir toplantı yapıyorsunuz, ardından bu toplantı sonucunda oluşturulan düşünceleri, alınan kararları, uygulama planlarını bir kenara koyuyorsunuz ve aradan 18 yıl geçince aklınıza geliyor ve aynı konuda ikinci bir toplantı daha yapalım diyorsunuz.
Çok güzel, iyi de bu yılki toplantıda gündeme gelen sorunlarla ilgili çözümler de yine rafa kalkacak ise ne diye toplanıyorsunuz?
Bundan sonraki toplantı 2044 yılında yapılacak ise en azından benden kurtulmuş olacaksınız. Bakarsınız sizi eleştiren yeni aykırı akıllar çıkar ortaya.
BODTO henüz Sempozyum sonuçlarını derli toplu yayınlamadı, dilerim yayınlar çünkü 18 yıl önceki toplantıdan doğru dürüst bir kayıt belki vardır ama ben bulamadım.
Sadece Bodrum Ticaret Odası Başkanı Sayın Mahmut Serdar Kocadon bir kez 18 yıl önceki sempozyumdan bahsetmiş, o da bir karşılaştırma için. Başka kimse “yahu arkadaş 18 yıl önce de Bodrum’un “geleceği” konulu bir çalışma yapılmış, ortada bir gelişme yok ki 18 yıl sonra tekrar bir daha Bodrum’un “geleceğini” konuşuyoruz. Gelecek geldi geçti bile, o toplantıda ortaya konan sorunlar, o günün koşullarında alınması gereken önlemler bir uygulama programı ve denetim ile hayata geçirilseydi bu toplantıya gerek mi kalırdı?
Buradan çıkardığımız sonuç bu ilçede bu tür toplantılar, seminerler, sempozyumlar yapılagelmiş ama pratikte hayata hiçbir uygulama geçirilememiştir. 18 yıldır böyle olduğuna ben şahidim.
BODTO Başkan Yardımcısı Sayın İbrahim Akkaya’nın altını çizdiği bir sorunu okudum. Diyor ki Akkaya “sorun aşırı turizm değil, kontrolsüz büyüme”
Harika, doğru bir tespit, tutanaklarını bulamadım ama mutlaka 2008 yılı toplantısında da bir yetkili benzer bir tespiti yapmıştır. Sonra sayın başkan yardımcısı şu görüşü öne sürüyor bütün iyi niyetiyle;
“Geleceği öngören bir yaklaşımla, sorunları ortaya çıkmadan önce ele almak zorundayız”
Cümlenin ilk bölümüne dikkatinizi çekerim; “Geleceği öngören”. Arkadaş sen 2008 de öngörmeyi bırak zaten sorunları tespit etmişsin, ama çözememişsin. Şimdi hangi sorunları öngörü ile ortaya çıkmadan ele alacaksın? Birisi;
“Sorunların ortaya çıkmasını bırakın, dağlar gibi yığıldı önümüze, hangi öngörüden bahsediyorsun?”
Dese ayıp mı olurdu sizce…
Gelecektekileri öngörmeyi bırakın geçmişten gelenleri çözün lütfen…
(NOT: Bu durum, yıllar öncesi 1996 da kurulan, 2001 de kanunlaşan, 2010’da her yıl toplanması Anayasa maddesi haline gelen ama ancak 1(bir) kere toplanabilen “Ekonomik ve Sosyal Konsey”i hatırlattı bana. Bilen bilir…)