Gerçekten “yol”un sonuna gelelim artık, üç haftadır yazıyoruz. Demek ki Bodrum’un ulaşım sorunu bu denli derin ve karmaşık bir sorun. Yılın ilk yazısının da sorun içermesini istemezdim, ama başladık bitireceğiz konuyu.
Son olarak “İç Hatlar”ı, yani Bodrum’daki yerleşim merkezlerinin içindeki ulaşım sorunlarına bakacağız. Ancak bu arada bir önceki yazıda yer alan “Alternatif Yollar” bölümünde bir konuyu unuttum. İzin verin öncelikle onu bir ele alalım.
Galiba 1. Yazıda yaşanmış bir olayla doğanın bize bahşettiği otoyolun Bodrum için örneğini vereceğimi yazmıştım. İşte o konu:
Zamanında İremtur’un yöneticisiyim. O zamanlar Türkiye’nin ikini büyük operatörü.(Birincisi Duru Turizm üçüncüsü ise ETS) Her neyse Japon Milli Turizm Organizasyonu’ndan (Japan National Tourism Organisation) konuklarımız gelecek. Hem biz hem de Turizm Bakanlığı geziye çok önem veriyor.
Konuklarımızın İstanbul programı bitmeye yakın, biz Antalya transferini ayarlarken kendileri İzmir’e de gitmek istediler. Heyetin başkanı bana “ilk önce İzmir’e geçelim oradan Antalya’ya gideriz, hem de kıyıları da bir görmüş oluruz” dedi. Bir an bu adam ne diyor diye düşündüm içimden, kendisine “uçaktan pek kıyılar görünmez ama” diyecek oldum bu kez şaşkınlık ona geçti. Ne yani gemiyle gitmeyecek miyiz? Anladım durumu Japonya’da o denli alışkınlar ki denizyolu ile ulaşıma burada olmayınca şaşırdı Japon. Sonra bana daha sonra hep kullanacağım cümleyi söyledi“Allah size dünyanın en güzel otoyolunu vermiş, koyun üstüne gemileri hem ucuz hem de konforlu taşıyın. Yazık, çok yazık.”
Gerçekten 25 Milyon Marmara Bölgesi ile 15 milyon Ege Bölgesi ulaşım sorununu karşılıklı işleyen hızlı feribotlarla çok kolay çözebilirdik, ama biz kara insanıyız, orta Asya’dan geldik, denize uzağız.
Bence bu anıyı neden anlattığımı anladınız. Aynı bedava otoyol bugün Bodrum’da da mevcut. Trafiğin en yoğun olduğu yerleşim merkezleri Bodrum-Turgutreis ve Bodrum-Yalıkavak. Toplasan Yalıkavak’a kadar 25 mil etmiyor. Bugün ortalama yolcu taşımaya dönük bir feribot saate 30 mil hız yapabiliyor. Yani yarım saatte Turgutreis ve 45 dakikada Yalıkavak. Hem de maksimum konforla donatılmış deniz araçları. Fiyatları da makul tutulduktan sonra, özellikle yüksek sezonda insanlar neden itibar etmesinler bu alternatif yola?
Kuşkusuz Turgutreis ve Yalıkavak’ta deniz taşımacılığını destekleyecek dolmuşlar ve taksiler olacaktır. Gümüşlük, Gündoğan, Göltürkbükü gibi yerleşim merkezlerine ulaşım hizmeti sağlayacaklardır.
Bana kalsa tüm yerleşim merkezleri arasında deniz taşıtları çalıştırırdım. Yunanistan’ı saymıyorum Fas’ın bile ciddi denizyolu yolcu taşımacılığı var.
Uzun lafın kısası itiraf edeyim ki Bodrum’da iç-iç hatlar ile ilgili yani yerleşim merkezlerinin iç yollarındaki ulaşım sorunun çözümü için söyleyebilecek pek lafım yok. Özellikle Bodrum Merkez bir felaket. Her yer sit alanı, olmayanı da kazsan yine tarih çıkıyor karşına. Ancak yapılabilecek işler de var.
Düşünün koskoca Bodrum Merkez’in sahile paralel caddesi Neyzen Tevfik’in hiçbir alternatifi yok. Aynı şekilde Turgutreis caddesinin de alternatifi yok. Yapacak yer de yok, çünkü her yer konut ve tarihi eser. Zamanında düşünülmemiş, planlanmamış, kendi kendine gelişmiş bu kasaba. Bugün sanayinin olduğu yerin altının Antik Agora olduğu biliniyor, ama biz üstünü örtüp araç tamir ediyoruz.
Bu arada olan yolların ıslahı ve Bodrum’a yakışır bir hale getirilmesini yazmak inanın beni üzüyor. Bunlar çoktan halledilmeliydi. Mevcut durum bir felaket.
Bodrum Yarımadası’nın diğer yerleşim yerlerinin de kendi içlerinde ulaşım sorunları vardır. Ben bilmiyorum. Ama eminin Bodrum Merkezi kadar komplike değildir. Yapılacak tek şey mümkün olduğunca, bulabildiğince yol yaratmak ve yapmak.
Otoparkları yazmaya gerek yok, epeyce var ancak epeyce tuzlu. Kimisi bu pahalılıkta otopark ücretlerine hak veriyor, kimisi kızıyor.
Bu arada Bodrum’un karşısı Didim-Akbük ile Iasos arası hızla gelişiyor. Yakında Mandalya körfezi üzerinde hızlı feribotları görürseniz şaşmayın. Onlar için kalkış/varış limanı da Torba veya Yalıkavak olacak. Zaten Torba bir süre sonra Bodrum ile birleşecek ve onun Kuzey Ege limanı olacak gibi duruyor. Anlamsız, kel alaka, bölge mimarisine hiç uymayan Otogar Torba’da, Liman yapılırsa, sadece karşısı değil, Kuşadası, Seferhisar/Sığacık ve Çeşme de ilgi alanına girer.
Neyse, fazla açıldık, yeteri kadar yorulduk, Bodrum’un “yol”suzluk sorununa burada son veriyoruz.
Artık sorun yazmayacağım, içim daraldı, başka neşeli konular beni bekliyor.
Zaten yaşam biter sorun bitmez. Sorun olmadan da yaşam olmaz…
21.yüzyılın (2001-2100) ikinci çeyreğinin (2026-2050) ilk yılının ikinci yazısında buluşmak üzere…
