Mustafa BALCI
Köşe Yazarı
Mustafa BALCI
 

BODRUM’DA KONUT SORUNUNU NASIL ÇÖZECEĞİZ?

Geçen hafta hem Haber Bodrum’da yer aldı bir inceleme olarak, o günlerde de GYY Alp Arbak köşesinde konuyu derinlemesine irdeleyen bir yazı yazdı. Burada değerlendirilen tüm görüşlere katılıyorum. Bodrum’da kiraların çok yüksek olduğu hep söylendi, yazıldı ve hep popüler haber oldu. Tıpkı lahmacun fiyatı gibi… Ancak bu işin sadece tüketiciye yansıyan boyutu idi. Bir de bu şehirde yaşamak zorunda bırakılanlar için kira sorunu ne anlama geldiğini bir düşünelim. Bunu da Haber Bodrum kanalı haber olarak, Yayın Yönetmeni ise köşe yazısı olarak gündeme getirdi. Ben bu yazarlara teşekkür ediyorum ama başka bir kangren olmuş soruna değinmek istiyorum; Öğrencilerin yurt sorunu… Bir kere burada da oryantal kafa yine iş başındaydı. Eğer bir yerleşim yerine, hem de popüler ve pahalı bir yöreye üniversitenin bir fakültesini taşıyorsan her şeyden önce öğrencilerin barınma sorunlarını çözeceksin. Fakülteyi kazanan gençler yıllar boyu sefil oldular bu sorun yüzünden. O civarda tanıdığım birçok otel sahibi en düşük konaklama fiyatlarıyla (çoğu zaman bedelsiz) öğrencilere kucak açtılar ancak bu sorunu hiçbir hal koşulda çözmedi, çözemezdi. Ben çok şahit oldum, öğle yemeğinde kantinde tek tepsi alıp iki öğrencini paylaştığını. Zaten talep gören bir fakülteyi eğer bir ilçeye taşıyorsan, o fakültenin giriş sınavı da ülke çapında oluyor ise kaçınılmaz olarak kontenjanın en az yüzde 95’i dışarıdan gelecektir. Şimdi biliyoruz ki bir yurt inşaatı sürüyor, ne zaman biter bilemem. Ancak geçen süreye bakar mısınız lütfen. Tekrar olacak ancak çağdaş bir yaklaşım, fakülte inşaatı ile birlikte öğrencinin barınma sorununu da ele alır ve çözer. Böyle bir yaklaşıma son yıllarda herhangi bir işkolunda veya projede rastlayan var mı? Eh, burada da olmaması normaldir, bizce beklenendir. Öteki türlü sürpriz olurdu. İyi niyetli GYY ve diğer dostlar Bodrum’da görevli olarak çalışmaya gelen kamu personeli için “kentin dokusuna uygun lojman alanları oluşturulması;” özel sektörde çalışacak personel için ise sosyal konut ve çalışan barınma modellerinin hayata geçirilmesi” nin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulamakta. Çok iyi niyetli ve çok çözüme odaklı yaklaşımlar olduğunu düşünüyorum. Ancak ikisi de hayata geçmeyecektir. Arsa rantının bu kadar yüksek olduğu bir yerde hiç kimse hilali ahmer  için bina yapmaz. Kamuyu gördük, çaresiz öğrencilere yurt yapmak 20 yıl sonra aklına geldi. İşi yok ta, hele bu hükümetin, hele Bodrum’da kamu personeli için barınacak yer yapsın hiç aklım almıyor. Esasında Bodrum gibi popüler ve rantın yüksek olduğu yerlerin kendi alyapısını yine kendi içinde çözmesi ve çevresinden sağlaması beklenirdi. Ben mesela öyle bekledim. Bu beklentimi kısmen Mumcular yerine getirdi ve Bodrum’un bir banliyösüne dönüştü. Giderek Beyciler tarafına da yayılmaya başladı. Bu arada orada bir de hapishane kurdular. Ülkenin üçüncü büyük hapishanesi imiş. Adını da Muğla veya Milas veya Mumcular değil de özellikle Bodrum koydular; Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi ve Ceza İnfaz Kurumu… Her neyse, o başka bir konu. Şimdi işin özeti bu sorunları çözmek için akıl ne diyor ona bakalım: Bodrum’da dışarıdan atanmış ve zorunlu ikamet edecek kamu personeli için konut sorununu “KAMU” çözmelidir. Hazine arazilerinin yüksek rant getirmeyecek yörelerdeki yerleri bu işe tahsis edilmeli ve bir an önce artık TOKİ mi olur başka hızlı beşlerden bir müteahhit mi olur bu işi çözmelidir. Hizmet sektöründe çalışan veya çalışacak personelin konut sorunu ise “ÖZEL SEKTÖR” tarafından çözülmelidir. Havaalanı yolu yakınına yapılmakta olan konutlar örnek alınarak çalışanlar için yeterli konfora haiz, hijyen koşullarına sahip konaklama tesislerini özel sektör yapıp makul bir kira ile kiralayabilir. Halen mevcut örneklerini görmekteyiz. TOKİ’nin Bitez/Ortakent sırtlarına yapacağı konutlar ancak piyasadaki yüksek kiraları disipline edebilmeye yarar. O da yapılacak ise. Ama bu disipline edilmiş kiralar bile çok yüksek kalacaktır. İlginçtir, son aylarda Bodrum merkez konutların kiralarında bir durgunluk seziyorum. Eskisi gibi alevli bir durum yok. Belki de nüfusun azalmasına sebep olan geriye göçlerin de etkisi olabilir. Dilerim serbest piyasa kanunları işler ve bu konu tartışılmaktan çıkar... Yine hayal kurdum…
Ekleme Tarihi: 26 Ocak 2026 -Pazartesi

BODRUM’DA KONUT SORUNUNU NASIL ÇÖZECEĞİZ?

Geçen hafta hem Haber Bodrum’da yer aldı bir inceleme olarak, o günlerde de GYY Alp Arbak köşesinde konuyu derinlemesine irdeleyen bir yazı yazdı.

Burada değerlendirilen tüm görüşlere katılıyorum. Bodrum’da kiraların çok yüksek olduğu hep söylendi, yazıldı ve hep popüler haber oldu. Tıpkı lahmacun fiyatı gibi…

Ancak bu işin sadece tüketiciye yansıyan boyutu idi. Bir de bu şehirde yaşamak zorunda bırakılanlar için kira sorunu ne anlama geldiğini bir düşünelim.

Bunu da Haber Bodrum kanalı haber olarak, Yayın Yönetmeni ise köşe yazısı olarak gündeme getirdi.

Ben bu yazarlara teşekkür ediyorum ama başka bir kangren olmuş soruna değinmek istiyorum;

Öğrencilerin yurt sorunu…

Bir kere burada da oryantal kafa yine iş başındaydı. Eğer bir yerleşim yerine, hem de popüler ve pahalı bir yöreye üniversitenin bir fakültesini taşıyorsan her şeyden önce öğrencilerin barınma sorunlarını çözeceksin.

Fakülteyi kazanan gençler yıllar boyu sefil oldular bu sorun yüzünden. O civarda tanıdığım birçok otel sahibi en düşük konaklama fiyatlarıyla (çoğu zaman bedelsiz) öğrencilere kucak açtılar ancak bu sorunu hiçbir hal koşulda çözmedi, çözemezdi.

Ben çok şahit oldum, öğle yemeğinde kantinde tek tepsi alıp iki öğrencini paylaştığını.

Zaten talep gören bir fakülteyi eğer bir ilçeye taşıyorsan, o fakültenin giriş sınavı da ülke çapında oluyor ise kaçınılmaz olarak kontenjanın en az yüzde 95’i dışarıdan gelecektir.

Şimdi biliyoruz ki bir yurt inşaatı sürüyor, ne zaman biter bilemem. Ancak geçen süreye bakar mısınız lütfen.

Tekrar olacak ancak çağdaş bir yaklaşım, fakülte inşaatı ile birlikte öğrencinin barınma sorununu da ele alır ve çözer.

Böyle bir yaklaşıma son yıllarda herhangi bir işkolunda veya projede rastlayan var mı? Eh, burada da olmaması normaldir, bizce beklenendir. Öteki türlü sürpriz olurdu.

İyi niyetli GYY ve diğer dostlar Bodrum’da görevli olarak çalışmaya gelen kamu personeli için “kentin dokusuna uygun lojman alanları oluşturulması;” özel sektörde çalışacak personel için ise sosyal konut ve çalışan barınma modellerinin hayata geçirilmesi” nin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulamakta.

Çok iyi niyetli ve çok çözüme odaklı yaklaşımlar olduğunu düşünüyorum.

Ancak ikisi de hayata geçmeyecektir. Arsa rantının bu kadar yüksek olduğu bir yerde hiç kimse hilali ahmer  için bina yapmaz.

Kamuyu gördük, çaresiz öğrencilere yurt yapmak 20 yıl sonra aklına geldi.

İşi yok ta, hele bu hükümetin, hele Bodrum’da kamu personeli için barınacak yer yapsın hiç aklım almıyor.

Esasında Bodrum gibi popüler ve rantın yüksek olduğu yerlerin kendi alyapısını yine kendi içinde çözmesi ve çevresinden sağlaması beklenirdi. Ben mesela öyle bekledim.

Bu beklentimi kısmen Mumcular yerine getirdi ve Bodrum’un bir banliyösüne dönüştü. Giderek Beyciler tarafına da yayılmaya başladı.

Bu arada orada bir de hapishane kurdular. Ülkenin üçüncü büyük hapishanesi imiş. Adını da Muğla veya Milas veya Mumcular değil de özellikle Bodrum koydular;

Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi ve Ceza İnfaz Kurumu…

Her neyse, o başka bir konu. Şimdi işin özeti bu sorunları çözmek için akıl ne diyor ona bakalım:

Bodrum’da dışarıdan atanmış ve zorunlu ikamet edecek kamu personeli için konut sorununu “KAMU” çözmelidir. Hazine arazilerinin yüksek rant getirmeyecek yörelerdeki yerleri bu işe tahsis edilmeli ve bir an önce artık TOKİ mi olur başka hızlı beşlerden bir müteahhit mi olur bu işi çözmelidir.

Hizmet sektöründe çalışan veya çalışacak personelin konut sorunu ise “ÖZEL SEKTÖR” tarafından çözülmelidir. Havaalanı yolu yakınına yapılmakta olan konutlar örnek alınarak çalışanlar için yeterli konfora haiz, hijyen koşullarına sahip konaklama tesislerini özel sektör yapıp makul bir kira ile kiralayabilir. Halen mevcut örneklerini görmekteyiz.

TOKİ’nin Bitez/Ortakent sırtlarına yapacağı konutlar ancak piyasadaki yüksek kiraları disipline edebilmeye yarar. O da yapılacak ise. Ama bu disipline edilmiş kiralar bile çok yüksek kalacaktır.

İlginçtir, son aylarda Bodrum merkez konutların kiralarında bir durgunluk seziyorum. Eskisi gibi alevli bir durum yok. Belki de nüfusun azalmasına sebep olan geriye göçlerin de etkisi olabilir. Dilerim serbest piyasa kanunları işler ve bu konu tartışılmaktan çıkar...

Yine hayal kurdum…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nasfetiristay@icloud.com
(26.01.2026 12:30 - #1070)
Arz ve talep meselesi in olmaktan çıkarsan ki bodrum şu an onu yaşamaktadır talep azalacaktır.bir ata sözü vardır Nerede çokluk Orada ..... Selamlar
Mustafa Balcı Hocam, konu 2.konutlar yani tatil konutları değil. Konu 1.konut, yani yaşamı sürdürecek konut bulma sorunu. Burada arzın genellikle tatil evlerine dönük olmasından dolayı çalışan yüksek kirayı ödeyemiyor. Tatilcinin talep etmeyeceği ancak çalışanın arayacağı konutlar gerekiyor. İlginize teşekkür ederim. Selam ve saygılar...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.