Okullar açıldı.
Bodrum’da benim en sevdiğim dönemler başladı. Kalabalık biraz çekildi, trafik az da olsa rahatladı.
Peki yeterli mi?
Değil!
Aylardır, hatta yıllardır Bodrum trafiğini yazıyorum.
“Taktın haa bu trafiğe!” diyebilirsiniz.
Haklısınız.
Taktım!
Nasıl takmayayım kardeşim?
Bu yaz Bodrum’a gelmeyen tanıdıklarınıza bir sorun bakalım:
“Neden gelmediniz?”
İnanın azımsanmayacak kadar çok insandan aynı cevabı duyacaksınız:
“Trafik yüzünden!”
Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden birine insanlar denizi, oteli, restoranı kötü olduğu için değil; trafikte saatlerce sürünmek istemedikleri için gelmiyor.
Bundan daha ciddi bir alarm olabilir mi?
Kavşakları konuşuyoruz.
Trafik ışıklarını konuşuyoruz.
Alternatif yolları konuşuyoruz.
Yıllardır konuşuyoruz!
Ama değişen çok az şey var.
Şimdi gelelim Bodrum’da yıllardır tartışılan asıl meseleye:
Bodrum Çevre Yolu!
Yıllar önce çevre yoluna çok ciddi bir kesim karşı çıktı.
En büyük endişe de yeni yapılaşmanın önünü açmasıydı.
Haksız da değillerdi.
Ama bugün başka bir soru sormamız gerekiyor:
Çevre yoluna hala karşı çıkabilecek durumda mıyız?
Çünkü yapılaşma çevre yolunu beklemedi ki!
Bodrum zaten büyüdü.
Nüfus arttı, araç sayısı arttı, yeni yaşam alanları oluştu.
Ama Bodrum’un ana ulaşım omurgası aynı kaldı!
Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum;
Koruma-kullanma dengesi.
Bodrum’u sonuna kadar koruyacağız ama burada yaşayan insanların hayatını da cehenneme çevirmeyeceğiz.
Çevre yolu yapılacak diye çevresini imara açmak zorunda değiliz.
Yeni rant alanları yaratmak zorunda hiç değiliz!
Yol başka, yapılaşma başka!
Üstelik bildiğim kadarıyla Karayolları’nın elinde Bodrum Çevre Yolu ile ilgili bir proje de var.
O zaman çıkarın kardeşim bu projeyi ortaya!
Güzergahı neresi?
Nereden geçecek?
Doğaya etkisi ne olacak?
Yeni yapılaşmayı tetiklememesi için hangi önlemler alınacak?
Bodrum görsün, tartışsın.
Gerekirse itiraz edelim, gerekirse değiştirelim.
Ama artık bu meseleyi halının altına süpürmeyelim.
Çünkü trafik artık sadece temmuz-ağustos aylarında yaşadığımız bir yaz sıkıntısı değil.
Bodrum’un yaşam kalitesini, turizmini ve ekonomisini etkileyen ciddi bir sorun.
O yüzden bugün geldiğimiz noktada açık söylüyorum;
Bodrum’a çevre yolu artık lüks değil, zarurettir.
Ama bir şartla!
Çevre yolu, yeni bir yapılaşma yolu olmayacak!
Bodrum’u betona teslim etmeden de trafik sorununu çözebiliriz.
Hatta çözmek zorundayız.
Şimdi soruyorum:
Çevre yoluna hala karşı mıyız?