Bodrum’da gece yağan yağmur, bir istinat duvarını çökertti.
Evler tahliye edildi, yollar göle döndü, trafik kilitlendi.
Hepimize “geçmiş olsun” dedirten tanıdık bir tablo.
Ama artık dürüst olalım!
Bu yaşananlar sürpriz değil, tesadüf hiç değil.
Her kuvvetli yağmurda aynı manzarayı görüyoruz.
Dereler taşıyor, altyapı yetersiz kalıyor, şehir nefessiz kalıyor.
Sonra yağmur duruyor, gündem değişiyor ve biz bir sonraki krize kadar her şeyi unutuyoruz.
İşte asıl problem tam da bu noktada başlıyor.
Bodrum’un sorunları artık parça parça çözülecek sorunlar değil.
Trafik, su, altyapı, çevre…
Bunların hiçbiri tek bir kurumun, tek bir belediyenin, tek bir yöneticinin omzunda taşınamaz.
Bodrum büyüdü.
Ama düşünme biçimimiz hala küçük kaldı.
Bu şehir artık mevsimlik çözümlerle, geçici önlemlerle yönetilemez.
Planlama ister.
Bilim ister.
Uzun vadeli bakış ister.
Ve en önemlisi birlik ister.
Merkezi yönetim, büyükşehir, ilçe belediyesi, muhtarlıklar, meslek odaları, sivil toplum ve Bodrum’da yaşayan herkes…
Bu kentin geleceği ancak aynı masada, aynı hedefle konuşulursa kurtulur.
Bu yaşanan yağmur bize çok net bir mesaj verdi;
Bodrum henüz hazır değil.
Ama hala geç değil.
Eğer bu tabloyu bir felaket haberi olarak değil, bir alarm olarak görürsek…
Eğer bu şehir için gerçekten ortak aklı devreye sokarsak…
O zaman bir sonraki yağmurda yine şaşırmayız,
hazır oluruz.
Bodrum bunu hak ediyor.
Ve Bodrum’un buna gücü var.
Yeter ki sorunlara değil, çözümlere birlikte bakalım.
