Kusura bakmayın ama artık gerçekten can sıkıcı bir noktaya geldik.
Bodrum’da, Muğla’da hayatın tam ortasında duran dev sorunlar büyüyor, biz ise dönüp dolaşıp aynı suni tartışmaların içine çekiliyoruz. Kim nasıl aday oldu, danışman ne yaptı, kim kime ne dedi…
İyi de kardeşim, bizim geleceğimiz ne olacak? Bana ne bunlardan?
Şu soruları konuşmamız gerekirken vakum misali saçma sapan tartışmalara çekiliyoruz;
Bu kadar kontrolsüz yapılaşma devam ederse altyapı bunu nasıl kaldıracak?
Su kaynaklarımız ne kadar daha yetecek?
Her yaz patlayan yollar, trafik, kanalizasyon sorunları daha ne kadar idare edilecek?
Çöpü nereye dökeceğiz?
Mevcut deponi alanları kaç yıl daha dayanacak?
İnsan üzülerek söylüyor ama; yakında ölünce gömülecek 3.5 metrekare toprak bulabilecek miyiz?
Her sezon daha fazla araç geliyor.
Uçan araba falan da icat edilmediğine göre bu yollar daha ne kadar taşıyacak bu yükü arkadaş?
Her yıl denizden tonlarca çöp çıkarıyoruz.
Sonra fotoğraf çekilip “temizlik etkinliği yaptık” diye paylaşıyoruz. Aferin bize!
İyi güzel de kardeşim, deniz artık alarm veriyor!
Deniz gerçekten daha ne kadar dayanacak?
Turist geliyor ama eski turist mi geliyor?
Kişi sayısıyla kendimizi kandırıyoruz da kalite düşüşünü görmüyor muyuz?
Bu sorunlardan bunalan insanları ya da kaliteli turisti yeniden kazanmak için elimizde gerçek bir plan var mı?
Bir de işin sosyal tarafı var…
Bu kadar büyüyen şehirde sağlık personeli, polis, öğretmen, belediye çalışanı nerede yaşayacak?
Kümese benzer evlere 30-40 bin liradan başlayan kiralarla insanlar nasıl hayat kuracak?
Çocuklar için spor alanı var mı?
Gençler için sosyal yaşam alanı var mı?
Kadınlar için gerçekten işe yarayan sosyal projeler var mı?
Ama göstermelik değil…
Fotoğraf verip geçilecek işler değil…
Gerçek anlamda nefes aldıracak projelerden bahsediyorum.
Bakın…
Bir bardağa taşıyabileceğinden fazla su koyarsanız taşar.
Bodrum da taşıyor.
Muğla da taşıyor.
Biz ise saçma sapan tartışmalarla orada burada destek ya da köstek paylaşımları yapıyoruz.
Ama böyle devam ederse yakında konuşacak Bodrum da kalmayacak…
Muğla da kalmayacak.
Sonra dönüp “nasıl bu hale geldi?” diye birbirimize bakarız.
Şimdiden söyleyeyim.