Bodrum Devlet Hastanesi ihalesinin ilk yapıldığı günlerde yazmıştım.
“Bu hastane inşaatıyla birlikte karayolu da ele alınmalı. Hastane açıldığında bu yol trafiği kaldırmaz” demiştim.
Dinleyen olmadı.
Bitez ve Ortakent’te yapılan sözüm ona “akıllı kavşaklar” öncesinde de uyardım.
“Akıllı kavşak çözüm değil. Bu iki noktaya battı-çıktı ya da üst geçit yapılmazsa trafik kaosa sürüklenir” dedim.
Yine dinleyen olmadı.
Yıllar geçti ve bugün geldiğimiz noktada söylenen her şey bire bir yaşanıyor.
Müneccim değilim. Geleceği gören biri de değilim. Üstelik bunları dile getiren tek kişi de ben değildim.
Ama haklı çıkmak insanı mutlu etmiyor; aksine Bodrum’un her geçen gün biraz daha sıkıştığını görmek üzüyor.
Bugün tablo son derece net.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; konut sorunu, altyapı eksikliği, geçim sıkıntısı ve yaşam kalitesindeki düşüş nedeniyle Bodrum’da yaşayan her üç kişiden biri kenti terk etmeyi düşünüyor.
Turizm cephesinde de durum parlak değil. Sayılar artmıyor, turizmciler ciddi biçimde endişeli.
Ve kimse kendini kandırmasın!
Bu tablonun en önemli nedenlerinden biri trafik kaosu.
Sormak gerekiyor;
Bizim yaklaşık 10 yıl önce söylediğimiz bu gerçekleri, bu işin uzmanlarının bilmemesi mümkün mü? Elbette değil.
O halde asıl soru şu; Neden göz göre göre bu noktaya gelindi?
Diyelim ki gelindi… Peki neden her geçen gün büyüyen bu soruna karşı hala somut bir çözüm üretilmiyor?
“Lafta” projeler var.
“Lafta” çalışmalar yapılıyor.
Ama sahada değişen hiçbir şey yok.
Bakın çok net söylüyorum;
Başta Ortakent Kavşağı olmak üzere bu ana akslar bu yaz sezonuna kadar çözülmezse, Bodrum turizmde bir kez daha ağır darbe alacak.
Çünkü kimse trafikte saatlerce beklemek, sıcağın altında çile çekmek istemiyor. Bu yüzden turist gelmiyor, Bodrum’da yaşayan dışarı çıkmıyor, esnaf kaybediyor.
Bodrum’un trafik sorunu; su kadar, altyapı kadar, deniz kirliliği kadar hayati bir meseledir.
Çözülmediği takdirde Bodrum çok daha ağır bedeller ödeyecek.
Bu bir tahmin değil.
Bu, yaşananların doğal sonucudur.
Benden söylemesi.
