Almira İLHAN
Köşe Yazarı
Almira İLHAN
 

TEKNOLOJİNİN YENİ NESLİN ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ

Teknolojinin Yeni Neslin üzerindeki Olumsuz Etkileri ve Günümüzdeki Farklılıkları Teknoloji insan hayatını kolaylaştırmak için iyi gözüküyor değil mi?  Hatta iş yükünü büyük derecede azalttığını söyleyebiliriz. Peki ya görmezden geldiğimiz, derinden işlenen bir diğer gerçek ne olacak? Bizim neslimizin üzerinde barındırdığı ciddi etkileri de unutmamalıyız.  Gün geçtikçe etkileri bir o kadar da büyümekte olan bu konuyu biraz ele alalım. Önceki kuşaklar teknolojiyi bir araç olarak kullanırken, günümüzde teknoloji adeta yaşamın merkezine yerleşmiş durumda. Bu değişim; davranışlarımızı, düşünme biçimimizi ve sosyal ilişkilerimizi derinden etkiler hale gelmiştir. Peki en belirgin etkiler neler? Dikkat süresinin kısalması... Sürekli bildirimler, kısa videolar ve hızlı içerikler, beynimizi anlık hazza alıştırmış yada bir diğer deyişle işlenmiş olması; uzun süre bir kitaba, derse ya da derin bir sohbete odaklanamayacak hale gelmesi. Önceki nesiller daha sabırlı ve odaklıyken, bizim neslimiz yaşantılarında ellerindeki her şeyi hızlı tüketmeye ve anlık mutluluklara bağımlı şekilde, kronik bir döngünün kölesi olmuş, en kötüsü de benimsemiştir. Ne yazık ki önemli bir diğer konu, sosyal ilişkilerdeki değişim. Eskiden iletişim yüz yüze, daha samimi ve derindi. Günümüzde ise insanlar aynı ortamda otururken bile telefonlarına gömülmüş durumda. Oysa ki İletişimin kolektif bir yapı olduğunu hatırlatmak isterim. Sosyal medya, bağlantıyı artırıyor gibi görünse de, ilişkileri yüzeyselleştirmektedir. Psikolojik etkiler de dikkat çekici. Sürekli başkalarının “mükemmel” hayatlarını görmek, kıyas yapmaya ve özgüven düşüşüne yol açıyor. Önceki kuşaklar kendilerini daha çok gerçek çevreleriyle karşılaştırırken, bizim neslimiz filtrelenmiş bir dünyayla kıyas halinde. Bu da kaygı, yetersizlik hissi ve mutsuzluk doğuruyor. Fiziksel açıdan da farklara değindiğimizde,  Günümüzde biz gençler olarak daha hareketsiz bir yaşam içindeyiz. Ekran başında geçirilen uzun süreler duruş bozuklukları, göz yorgunluğu ve uyku problemlerine neden oluyor. Oysa geçmişte günlük yaşam daha hareketliydi. Sonuç olarak teknoloji tek başına zararlı değil, ancak bizim neslimiz teknolojiyle büyüdüğü için sınır koymakta daha zorlanmakta. Önceki kuşaklar teknolojiyi hayatlarına ekledi, biz ise hayatımızı onun etrafında kurduk. Asıl sorun burada başlar: kontrol insandan çıkıp teknolojiye geçtiğinde.
Ekleme Tarihi: 07 Şubat 2026 -Cumartesi

TEKNOLOJİNİN YENİ NESLİN ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ

Teknolojinin Yeni Neslin üzerindeki Olumsuz Etkileri ve Günümüzdeki Farklılıkları

Teknoloji insan hayatını kolaylaştırmak için iyi gözüküyor değil mi?  Hatta iş yükünü büyük derecede azalttığını söyleyebiliriz. Peki ya görmezden geldiğimiz, derinden işlenen bir diğer gerçek ne olacak? Bizim neslimizin üzerinde barındırdığı ciddi etkileri de unutmamalıyız.

 Gün geçtikçe etkileri bir o kadar da büyümekte olan bu konuyu biraz ele alalım. Önceki kuşaklar teknolojiyi bir araç olarak kullanırken, günümüzde teknoloji adeta yaşamın merkezine yerleşmiş durumda. Bu değişim; davranışlarımızı, düşünme biçimimizi ve sosyal ilişkilerimizi derinden etkiler hale gelmiştir.

Peki en belirgin etkiler neler?

Dikkat süresinin kısalması... Sürekli bildirimler, kısa videolar ve hızlı içerikler, beynimizi anlık hazza alıştırmış yada bir diğer deyişle işlenmiş olması; uzun süre bir kitaba, derse ya da derin bir sohbete odaklanamayacak hale gelmesi.

Önceki nesiller daha sabırlı ve odaklıyken, bizim neslimiz yaşantılarında ellerindeki her şeyi hızlı tüketmeye ve anlık mutluluklara bağımlı şekilde, kronik bir döngünün kölesi olmuş, en kötüsü de benimsemiştir.

Ne yazık ki önemli bir diğer konu, sosyal ilişkilerdeki değişim. Eskiden iletişim yüz yüze, daha samimi ve derindi. Günümüzde ise insanlar aynı ortamda otururken bile telefonlarına gömülmüş durumda. Oysa ki İletişimin kolektif bir yapı olduğunu hatırlatmak isterim. Sosyal medya, bağlantıyı artırıyor gibi görünse de, ilişkileri yüzeyselleştirmektedir.

Psikolojik etkiler de dikkat çekici. Sürekli başkalarının “mükemmel” hayatlarını görmek, kıyas yapmaya ve özgüven düşüşüne yol açıyor.

Önceki kuşaklar kendilerini daha çok gerçek çevreleriyle karşılaştırırken, bizim neslimiz filtrelenmiş bir dünyayla kıyas halinde. Bu da kaygı, yetersizlik hissi ve mutsuzluk doğuruyor.

Fiziksel açıdan da farklara değindiğimizde,

 Günümüzde biz gençler olarak daha hareketsiz bir yaşam içindeyiz. Ekran başında geçirilen uzun süreler duruş bozuklukları, göz yorgunluğu ve uyku problemlerine neden oluyor. Oysa geçmişte günlük yaşam daha hareketliydi.

Sonuç olarak teknoloji tek başına zararlı değil, ancak bizim neslimiz teknolojiyle büyüdüğü için sınır koymakta daha zorlanmakta. Önceki kuşaklar teknolojiyi hayatlarına ekledi, biz ise hayatımızı onun etrafında kurduk. Asıl sorun burada başlar: kontrol insandan çıkıp teknolojiye geçtiğinde.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.