Almira İLHAN
Köşe Yazarı
Almira İLHAN
 

GENETİK BİR HASTALIK MI, YOKSA PSİKOLOJİK BİR BOZUKLUK MU?

Bu başlık genelde konferans salonlarında atılır. Ben bu başlığı bir köşe yazısına taşıyorum. Çünkü bu soru yalnızca bilimi değil, vicdanı da ilgilendiriyor. Ben bu soruyu güvenli bir mesafeden sormuyorum, çocukluğu yarım bırakılmış çocuklar adına soruyorum. Pedofili konuşulurken dil çoğu zaman özenlidir. “Hastalık” denir, “dürtü” denir, “kontrol mekanizması” denir. Cümleler yuvarlatılır, köşeleri törpülenir. Ama o cümlelerin arasında eksik olan biri vardır: Çocuk, evet çocuk. Daha doğrusu, o çocukların büyümüş hali, büyümek zorunda kalmış yaşlı çocuklar. Peki bilimsel açıklama mı, vicdani kaçış mı diye sorayım size? Son yıllarda pedofilinin genetik ya da nörolojik temelleri olabileceği sıkça dile getiriliyor. Beyindeki bazı bölgeler, dürtü kontrolü, doğuştan gelen yatkınlıklar… Bunların hepsi elbette tartışılmalı tabi. Ancak şu soru sorulmadan yapılan her açıklama eksiktir: Bu dil kimi koruyor? “Genetik” dediğiniz anda, sorumluluk bulanıklaşır. Fail yavaşça merkezden çekilip, yerine soyut bir biyoloji yerleşir. Oysa bu yaşlı çocuklarda  kalan travmalar ve gölgesinde yarım kalmış çocuklukları; Akademik bir dipnot değil. Bu noktada bilim, suçu yumuşatmak için değil; suçu önlemek için var olur. ...Psikoloji her şeyi açıklar mı peki? Bir diğer savunma hattı psikolojidir. Çocukken istismar edilmiş olmak, sevgisizlik, travmalar… Evet, bunlar gerçek. Ama her travma bir zincir olmak zorunda değil. Her yaralanma, başkasını yaralama gerekçesi değildir. Bunu ayırt edemediğimiz yerde, “anlama” çabası sessiz bir toleransa dönüşür. Toplum, failin geçmişine empati gösterirken mağdurdan sabır bekler. Susmasını, güçlü olmasını, “arkada bırakmasını” ister. Bu yaşlı çocuklar da sustu “susturuldu”, güçlüde oldular “zorunda” kaldılar. Ama bu, yapılanın adını değiştirmedi aksine belki de faili cesaretlendirdi. Peki ya hastalık tartışması, suç gerçeğini değiştirirmi? Pedofili bir eğilim olarak psikiyatride tartışılabilir. Tedavi, denetim, erken müdahale elbette gereklidir. Ancak çocuklara yönelik her cinsel eylem, koşulsuz ve tartışmasız biçimde suçtur. Bu noktada “ama” yoktur. Bu cümleden sonra açıklamada gelemez. Çünkü her “ama”, bir çocuğun daha içinde bir çocuk sıkışıp, erkenden bir yetişkin olarak yalnız kalması demektir.   Ve , Bu yazı bir bilimsel makale değil. Ama hayatın içinden binlercesini içeren bir parça . Pedofiliyi konuşurken dili ne kadar temiz tutarsak tutalım, gerçek kirlenmiştir. Ve o kir, en çok çocukların üzerinde kalır. Bu yüzden soruyu tekrar soruyorum: Pedofili genetik mi, psikolojik mi? Belki ikisi de. Ama bildiğim tek şey şu: Hiçbir açıklama, bir çocuğun hayatından çalınanı geri getirmez. Hiçbir bilimsel terim, suçu daha az suç yapmaz.
Ekleme Tarihi: 08 Ocak 2026 -Perşembe

GENETİK BİR HASTALIK MI, YOKSA PSİKOLOJİK BİR BOZUKLUK MU?

Bu başlık genelde konferans salonlarında atılır. Ben bu başlığı bir köşe yazısına taşıyorum. Çünkü bu soru yalnızca bilimi değil, vicdanı da ilgilendiriyor. Ben bu soruyu güvenli bir mesafeden sormuyorum, çocukluğu yarım bırakılmış çocuklar adına soruyorum.

Pedofili konuşulurken dil çoğu zaman özenlidir. “Hastalık” denir, “dürtü” denir, “kontrol mekanizması” denir. Cümleler yuvarlatılır, köşeleri törpülenir. Ama o cümlelerin arasında eksik olan biri vardır: Çocuk, evet çocuk. Daha doğrusu, o çocukların büyümüş hali, büyümek zorunda kalmış yaşlı çocuklar.

Peki bilimsel açıklama mı, vicdani kaçış mı diye sorayım size?

Son yıllarda pedofilinin genetik ya da nörolojik temelleri olabileceği sıkça dile getiriliyor. Beyindeki bazı bölgeler, dürtü kontrolü, doğuştan gelen yatkınlıklar… Bunların hepsi elbette tartışılmalı tabi. Ancak şu soru sorulmadan yapılan her açıklama eksiktir:

Bu dil kimi koruyor?

“Genetik” dediğiniz anda, sorumluluk bulanıklaşır. Fail yavaşça merkezden çekilip, yerine soyut bir biyoloji yerleşir. Oysa bu yaşlı çocuklarda  kalan travmalar ve gölgesinde yarım kalmış çocuklukları; Akademik bir dipnot değil. Bu noktada bilim, suçu yumuşatmak için değil; suçu önlemek için var olur.

...Psikoloji her şeyi açıklar mı peki?

Bir diğer savunma hattı psikolojidir. Çocukken istismar edilmiş olmak, sevgisizlik, travmalar… Evet, bunlar gerçek. Ama her travma bir zincir olmak zorunda değil. Her yaralanma, başkasını yaralama gerekçesi değildir. Bunu ayırt edemediğimiz yerde, “anlama” çabası sessiz bir toleransa dönüşür. Toplum, failin geçmişine empati gösterirken mağdurdan sabır bekler. Susmasını, güçlü olmasını, “arkada bırakmasını” ister. Bu yaşlı çocuklar da sustu “susturuldu”, güçlüde oldular “zorunda” kaldılar. Ama bu, yapılanın adını değiştirmedi aksine belki de faili cesaretlendirdi.

Peki ya hastalık tartışması, suç gerçeğini değiştirirmi?

Pedofili bir eğilim olarak psikiyatride tartışılabilir. Tedavi, denetim, erken müdahale elbette gereklidir. Ancak çocuklara yönelik her cinsel eylem, koşulsuz ve tartışmasız biçimde suçtur. Bu noktada “ama” yoktur. Bu cümleden sonra açıklamada gelemez. Çünkü her “ama”, bir çocuğun daha içinde bir çocuk sıkışıp, erkenden bir yetişkin olarak yalnız kalması demektir.  

Ve ,

Bu yazı bir bilimsel makale değil. Ama hayatın içinden binlercesini içeren bir parça . Pedofiliyi konuşurken dili ne kadar temiz tutarsak tutalım, gerçek kirlenmiştir. Ve o kir, en çok çocukların üzerinde kalır.

Bu yüzden soruyu tekrar soruyorum:

Pedofili genetik mi, psikolojik mi?

Belki ikisi de. Ama bildiğim tek şey şu:

Hiçbir açıklama, bir çocuğun hayatından çalınanı geri getirmez. Hiçbir bilimsel terim, suçu daha az suç yapmaz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.