Bodrum'un yalnızca deniz, kum, güneş turizmiyle anılmasına yıllardır karşı çıkıyorum. Çünkü Bodrum'un bundan çok daha fazlası olduğunu biliyoruz.
İşte Bodrum Boat Show bunun en güzel örneklerinden biri.
14-18 Ekim tarihleri arasında ikincisi düzenlenecek olan fuar, bu yıl 200'ün üzerinde tekne ve 500'ü aşkın markayı Bodrum'da buluşturmayı hedefliyor.
Peki bu ne demek?
Bodrum'un yalnızca tatil yapılan değil, uluslararası ticaretin de yapıldığı bir merkez haline gelmesi demek.
Otellerin, restoranların, esnafın ekim ayında da iş yapması demek. Tekne üreticilerimizin, ustalarımızın, denizcilik sektöründe çalışan yüzlerce insanımızın dünyaya açılması demek.
Üstelik Bodrum'un denizcilik geçmişi düşünüldüğünde böyle bir organizasyon için geç bile kaldığımızı söyleyebilirim.
Burada bir ismin hakkını özellikle teslim etmek gerekiyor.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç.
İki yıldır bu organizasyon için ciddi emek harcıyor. Kurumları bir araya getiriyor, sektör temsilcileriyle görüşüyor, Bodrum'un uluslararası denizcilik fuarları arasında yer alması için uğraşıyor.
Kolay iş değil!
Elbette Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi, MUTTAŞ, organizasyon firması ve emeği geçen bütün kurumların katkısı önemli. Ancak Orhan Dinç'in bu işe koyduğu iradeyi de görmezden gelemeyiz.
Bana göre asıl mesele fuarı beş gün düzenlemek değil, önümüzdeki yıllarda büyüterek kalıcı hale getirmek.
Çünkü Bodrum'un ihtiyacı tam da bu. Turizm sezonunu uzatan, ticaret yaratan, istihdama katkı sağlayan ve dünya çapında ses getiren organizasyonlar.
Bugün Cannes, Monaco, Düsseldorf gibi merkezler denizcilik fuarlarıyla anılıyorsa Bodrum neden aynı hedefe yürümesin?
Potansiyelimiz var. Üretimimiz var. Denizcilik kültürümüz var.
Yeter ki ortak akılla hareket edelim ve yapılan güzel işlere sahip çıkalım.
Bodrum Boat Show yalnızca bir tekne fuarı değil, Bodrum'un geleceğine yapılan bir yatırımdır.
Emeği geçen herkesi kutluyorum. Özellikle de Orhan Dinç'i.
Yolu açık olsun.