Alp ARBAK
Köşe Yazarı
Alp ARBAK
 

BU ŞEHİRDE KİM ÇALIŞACAK?

Bodrum’da artık herkesin bildiği ama yüksek sesle konuşmaktan kaçındığı bir gerçek var. Bu şehirde yaşamak giderek zorlaşıyor. Ama mesele sadece hayat pahalılığı değil, barınamamak. Ev kiraları öyle bir noktaya geldi ki, Bodrum’da çalışmak isteyen insanlar daha gelmeden vazgeçiyor. Devlet memurları gelmek istemiyor, gelenler de ilk fırsatta tayin yollarını arıyor. Bu bir abartı değil, yaşanan gerçek. Öğretmen geliyor, ev bulamıyor. Sağlık çalışanı geliyor, “nasıl geçineceğim” diye düşünüyor. Polis geliyor, birkaç ay sonra gitmenin hesabını yapıyor. Kimse keyfinden kaçmıyor. İnsanlar bu şehirde barınamıyor. Ama burada bir şeyi netleştirmek gerekiyor. Bu mesele “her yere bina dikelim” meselesi değildir. Kimsenin Bodrum’u betona boğmak gibi bir talebi yok. Zaten Bodrum’un bugün geldiği noktanın en büyük nedeni de kontrolsüz yapılaşmadır. O yüzden konuşmamız gereken şey yeni betonlar değil; doğru planlama, doğru yer ve doğru amaçtır. Kamu görevlileri için planlı, sınırlı, kentin dokusuna uygun lojman alanları oluşturulması; özel sektör içinse sosyal konut ve çalışan barınma modellerinin hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu şehir sadece villalarda yaşayanlarla ayakta durmaz. Bodrum’u ayakta tutanlar; öğretmeni, garsonu, sağlık çalışanı, esnafı, temizlik görevlisidir. Eğer bu insanlar bu şehirde tutunamazsa, Bodrum sadece görünen bir vitrin haline gelir. İçi boş bir kent olur. Bugün birçok çalışan Milas’tan, Yatağan’dan, çevre ilçelerden her gün saatlerce yol gidiyor. Bu sadece bireysel bir sorun değil; iş verimini, kamu hizmetini ve kent yaşamını doğrudan etkileyen bir tabloya dönüşmüş durumda. Soruyu artık erteleyemeyiz: Bu şehirde kim çalışacak? Bu mesele siyaset değildir. Bu mesele parti meselesi hiç değildir. Bu, Bodrum’un geleceğiyle ilgilidir. Ve bu geleceği konuşurken; betonla değil, akılla, planla ve vicdanla konuşmak zorundayız.
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma

BU ŞEHİRDE KİM ÇALIŞACAK?

Bodrum’da artık herkesin bildiği ama yüksek sesle konuşmaktan kaçındığı bir gerçek var.

Bu şehirde yaşamak giderek zorlaşıyor.
Ama mesele sadece hayat pahalılığı değil, barınamamak.

Ev kiraları öyle bir noktaya geldi ki, Bodrum’da çalışmak isteyen insanlar daha gelmeden vazgeçiyor. Devlet memurları gelmek istemiyor, gelenler de ilk fırsatta tayin yollarını arıyor.

Bu bir abartı değil, yaşanan gerçek.

Öğretmen geliyor, ev bulamıyor.
Sağlık çalışanı geliyor, “nasıl geçineceğim” diye düşünüyor.
Polis geliyor, birkaç ay sonra gitmenin hesabını yapıyor.

Kimse keyfinden kaçmıyor.
İnsanlar bu şehirde barınamıyor.

Ama burada bir şeyi netleştirmek gerekiyor.

Bu mesele “her yere bina dikelim” meselesi değildir.
Kimsenin Bodrum’u betona boğmak gibi bir talebi yok.

Zaten Bodrum’un bugün geldiği noktanın en büyük nedeni de kontrolsüz yapılaşmadır.

O yüzden konuşmamız gereken şey yeni betonlar değil;
doğru planlama, doğru yer ve doğru amaçtır.

Kamu görevlileri için planlı, sınırlı, kentin dokusuna uygun lojman alanları oluşturulması;
özel sektör içinse sosyal konut ve çalışan barınma modellerinin hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bu şehir sadece villalarda yaşayanlarla ayakta durmaz.

Bodrum’u ayakta tutanlar;
öğretmeni, garsonu, sağlık çalışanı, esnafı, temizlik görevlisidir.

Eğer bu insanlar bu şehirde tutunamazsa, Bodrum sadece görünen bir vitrin haline gelir. İçi boş bir kent olur.

Bugün birçok çalışan Milas’tan, Yatağan’dan, çevre ilçelerden her gün saatlerce yol gidiyor. Bu sadece bireysel bir sorun değil; iş verimini, kamu hizmetini ve kent yaşamını doğrudan etkileyen bir tabloya dönüşmüş durumda.

Soruyu artık erteleyemeyiz:

Bu şehirde kim çalışacak?

Bu mesele siyaset değildir.
Bu mesele parti meselesi hiç değildir.

Bu, Bodrum’un geleceğiyle ilgilidir.

Ve bu geleceği konuşurken;
betonla değil,
akılla, planla ve vicdanla konuşmak zorundayız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Vatandaş1
(23.01.2026 11:26 - #1067)
Ahmet Aras ne yapıyor , yıllardır bunları göremedi,,,
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Byturkuaz
(23.01.2026 21:16 - #1068)
TOKİ'ye karşı çıkan rantçışara sözüm ona kent konseyine sözüm ona çevrecilere kira rantçılarının gözünün içine sokun bunları artık esnafta gelmiyo yıllar önce gelenler ya köyüne dönüyor yada evini barkını kurdu dükkanı kapattı
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
İftade
(24.01.2026 18:07 - #1069)
Çok haklısınız.ben yaklaşık onbeş sene önce yerleşmeştim..öncelikle yerli halkına şehrinize sahip çıkın dediğimi hatırlıyorum, maalesef olmadı tabiki başka boyutlarında var,ama yerli halkıda gelenleri para olarak gördü.oranın zenginleri sadece para sayıyor .oraları çok sevmiştim.bir kadın olarak artık güvende hissetmiyorsun .şirin bir tatil şehri olmaktan çıktı maalesef.sanki sadece zenginlerin yaşama hakkı var orada kiralar uçtu zaten evleri küçük vs .o kadar sorun varki bende nacizane fikrimi söylemek istedim. Sizinde kaleminize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.