Mehmet Fırat ÇAM
Köşe Yazarı
Mehmet Fırat ÇAM
 

GÜNÜMÜZDE KİTAPLARIN DEĞERİNİN DÜŞMESİNE BAKIŞ

Kitaplar yüzyıllardan beri insanlığın gelişiminde rol oynayan önemli unsurlardan biridir. İdeolojilerin, fikirlerin, duyguların ve bilimin yayılmasını, aktarılmasını, gelişmesini ve gelecek nesillere taşınmasını sağlayan bir numaralı faktör olduğunu söylemek abartı olmaz. Tarih, coğrafya, psikoloji, sosyoloji ve siyaset gibi birçok alan; yazı sayesinde varlığını göstermiş ve bugünkü konumuna yazı aracılığıyla gelmiştir. Peki durum böyleyken neden bu kitapların okuma oranı günden güne düşüyor? Günümüz dünyası teknolojide belki altın bir çağ yaşıyor. Öyle ki teknoloji artık mekanik araçların işleyişini gösteren bir kavram olmaktan çıktı. Artık internet ve sosyal ağlar sayesinde iletişim, eğitim, sağlık, alışveriş ve daha birçoğu; insanların ceplerinde her yere taşıdıkları ve her yerden varabildikleri kavramlar hâline geldi. Öğrenmek, kendini geliştiren ve kendine yeni alanlar açan bir kavram olmaktan çok, ezbere ve hızlı tüketilebilir bir hâle geldi. Örneğin bugün bir ideolojiyi merak ettiğimizde, onunla ilgili birincil kaynakları bulup okumak yerine internetten ismini aratıyor ve hızlıca ne olduğunu öğreniyoruz. Ne güzel, öyle değil mi? Değil! Bilgiye hızlı ulaşım güzel gibi gözükse de bilginin dağıldığı alanlar ve sindirilmesi bakımından kişiyi yoksul bırakır. Çünkü öğrenmek, tam da ilgili konu üzerine harcanan zamanla niteliğini belirleyen bir şeydir. Roma tarihi üzerine kitaplar okuyan biri ile Roma tarihine internetten şöyle bir bakan kişinin öğrenim konusundaki ayrılığı yalnız detaylarda değil, aynı zamanda akılda kalıcılığı konusunda da boy gösterir. Çünkü bir bilginin (tıpkı yaşanan bir olayda olduğu gibi) akılda kalıcılığı, onun üzerinde harcanan zaman ve emek ile doğru orantılıdır. Kitaplar, beraberinde başka kitapları ve bilgileri getirdiği, aynı zamanda kişiye öğrenme yolunda belli alışkanlıklar kazandırdığı için (altını çizmek, not almak vb.) kişinin zaman ve emek kavramları üzerinde daha fazla durmasını sağlar. Gelgelelim, günümüz sanayi toplumunun kendini ayakta tutabilmek için insanların üzerinde kurduğu sosyolojik ve psikolojik egemenlik tamamen hız kavramı üstüne inşa edilmiştir. Bunu da sağladığı en iyi yol, teknolojik yaygınlıktır. İnsanların eline telefon, tablet, bilgisayar oyunları, internet ve yapay zekâ vererek daha az bilgi emeği, daha fazla iş gücü emeği kurmak isterler. Günümüzde kitap okumak yalnızca bir birey tutkusu değil, sistemsel bir başkaldırı imkânı da sunar bizlere. Elimizde böyle bir imkân varken neden kullanmıyoruz?
Ekleme Tarihi: 11 Nisan 2026 -Cumartesi

GÜNÜMÜZDE KİTAPLARIN DEĞERİNİN DÜŞMESİNE BAKIŞ

Kitaplar yüzyıllardan beri insanlığın gelişiminde rol oynayan önemli unsurlardan biridir. İdeolojilerin, fikirlerin, duyguların ve bilimin yayılmasını, aktarılmasını, gelişmesini ve gelecek nesillere taşınmasını sağlayan bir numaralı faktör olduğunu söylemek abartı olmaz.

Tarih, coğrafya, psikoloji, sosyoloji ve siyaset gibi birçok alan; yazı sayesinde varlığını göstermiş ve bugünkü konumuna yazı aracılığıyla gelmiştir. Peki durum böyleyken neden bu kitapların okuma oranı günden güne düşüyor?

Günümüz dünyası teknolojide belki altın bir çağ yaşıyor. Öyle ki teknoloji artık mekanik araçların işleyişini gösteren bir kavram olmaktan çıktı. Artık internet ve sosyal ağlar sayesinde iletişim, eğitim, sağlık, alışveriş ve daha birçoğu; insanların ceplerinde her yere taşıdıkları ve her yerden varabildikleri kavramlar hâline geldi.

Öğrenmek, kendini geliştiren ve kendine yeni alanlar açan bir kavram olmaktan çok, ezbere ve hızlı tüketilebilir bir hâle geldi.

Örneğin bugün bir ideolojiyi merak ettiğimizde, onunla ilgili birincil kaynakları bulup okumak yerine internetten ismini aratıyor ve hızlıca ne olduğunu öğreniyoruz. Ne güzel, öyle değil mi? Değil!

Bilgiye hızlı ulaşım güzel gibi gözükse de bilginin dağıldığı alanlar ve sindirilmesi bakımından kişiyi yoksul bırakır. Çünkü öğrenmek, tam da ilgili konu üzerine harcanan zamanla niteliğini belirleyen bir şeydir. Roma tarihi üzerine kitaplar okuyan biri ile Roma tarihine internetten şöyle bir bakan kişinin öğrenim konusundaki ayrılığı yalnız detaylarda değil, aynı zamanda akılda kalıcılığı konusunda da boy gösterir. Çünkü bir bilginin (tıpkı yaşanan bir olayda olduğu gibi) akılda kalıcılığı, onun üzerinde harcanan zaman ve emek ile doğru orantılıdır. Kitaplar, beraberinde başka kitapları ve bilgileri getirdiği, aynı zamanda kişiye öğrenme yolunda belli alışkanlıklar kazandırdığı için (altını çizmek, not almak vb.) kişinin zaman ve emek kavramları üzerinde daha fazla durmasını sağlar.

Gelgelelim, günümüz sanayi toplumunun kendini ayakta tutabilmek için insanların üzerinde kurduğu sosyolojik ve psikolojik egemenlik tamamen hız kavramı üstüne inşa edilmiştir. Bunu da sağladığı en iyi yol, teknolojik yaygınlıktır. İnsanların eline telefon, tablet, bilgisayar oyunları, internet ve yapay zekâ vererek daha az bilgi emeği, daha fazla iş gücü emeği kurmak isterler.

Günümüzde kitap okumak yalnızca bir birey tutkusu değil, sistemsel bir başkaldırı imkânı da sunar bizlere. Elimizde böyle bir imkân varken neden kullanmıyoruz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Savaş Çam
(11.04.2026 13:38 - #1125)
Güzel bir Anlatım olmuş. Peki birşey sormak isterim. Çok Okuyanmı Çok Gezenmi ?
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.