Bodrum’un Su Geleceği Masaya Yatırıldı: Ekinambarı Projesi İçin Net Mesaj
Bodrum’un Su Geleceği Masaya Yatırıldı: Ekinambarı Projesi İçin Net Mesaj
Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu, Ekinambarı Desalinasyon Projesi hakkında kamuoyunda dile getirilen iddialar ve tartışmalar üzerine kapsamlı bir teknik değerlendirme içeren basın açıklaması yayımladı.
21 Ocak 2026 tarihli açıklamada, projenin bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiği vurgulanırken, Bodrum’un su güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkat çekildi.
Su Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, Ekinambarı su kaynaklarının kullanımıyla ilgili basında yer alan bazı beyanatların kamuoyunda kafa karışıklığı yarattığı belirtilerek, projenin sübjektif gerekçelerle ve yeterli teknik analiz yapılmadan gündem dışına itilmemesi gerektiği ifade edildi.
“Amaç doğru bilgilendirme”
Açıklamada, amaçlarının Ekinambarı projesini savunmak değil; Bodrum halkının doğru, yeterli ve bilimsel bilgilere ulaşmasını sağlamak olduğu vurgulandı. Su Çalışma Grubu, projenin çevreci olmadığı, yüksek enerji tükettiği ve maliyetinin fazla olduğu yönündeki eleştirilerin teknik verilerle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bodrum’da su açığı büyüyor
Paylaşılan verilere göre; 2024 ve 2025 yıllarında Bodrum’a yüzeysel ve yeraltı kaynaklarından sağlanan toplam su miktarı yıllık yaklaşık 33–35 milyon metreküp seviyesinde kaldı. Buna karşın yarımadanın güncel su ihtiyacının 44,5 milyon metreküpü aştığı belirtildi.
Bu açığın yeraltı sularına aşırı yüklenme ile kapatılmaya çalışılmasının ise deniz suyu girişimi (tuzlanma) riskini ciddi biçimde artırdığı ifade edildi.
Ekinambarı’nın potansiyeli dikkat çekiyor
Ekinambarı karstik akiferinin, Güllük Körfezi’nin kuzeyinde yer alan ve bölgenin en yüksek debili yeraltı suyu boşalım noktası olduğu hatırlatıldı. DSİ, TÜBİTAK ve üniversiteler tarafından yıllardır incelenen kaynağın debisinin 5,4 m³/sn olarak ölçüldüğü, bunun 2 m³/sn’lik kısmının MUSKİ’ye tahsis edildiği aktarıldı.
Açıklamada, yalnızca 1 m³/sn’lik suyun dahi Bodrum’un yıllık su açığını kapatabilecek büyüklükte olduğu vurgulandı.
“Çevresel kaygılar bu proje için geçerli değil”
Su Çalışma Grubu, Ekinambarı’nın düşük tuzluluk oranı sayesinde klasik deniz suyu arıtma tesislerinden ayrıldığını belirtti. Ege Denizi’nde tuzluluk oranı 35.000 mg/lt seviyesindeyken, Ekinambarı suyunda bu değerin çok daha düşük olduğu, arıtma sonrası oluşacak atık suyun tuzluluğunun ise yaklaşık 19.000 mg/lt civarında kalacağı ifade edildi.
Bu nedenle yüksek yoğunluklu tuz deşarjı riskinin oluşmadığı ve deniz ekosistemi üzerindeki etkinin ihmal edilebilir düzeyde olduğu kaydedildi.
Enerji tüketimi yarı yarıya daha düşük
Modern ters ozmoz (RO) teknolojisi sayesinde tesisin enerji tüketiminin 2–2,5 kW-sa/m³ seviyelerinde olabileceği belirtilirken, bunun deniz suyu arıtma tesislerine göre yaklaşık yüzde 50 daha düşük olduğu ifade edildi.
Ayrıca proje alanında kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanabileceği aktarıldı.
“Barajlar artık güvenilir değil”
Açıklamada iklim krizi nedeniyle yüzeysel su kaynaklarının sürdürülebilirliğini yitirdiği vurgulanarak, yaz aylarında kuruyan dereler üzerine yapılan baraj yatırımlarının ekonomik ve çevresel riskler barındırdığı ifade edildi.
Geyik ve Kayaderesi gibi mevcut kaynakların ise madencilik, tarımsal kimyasallar ve evsel atıklar nedeniyle ciddi kirlilik tehdidi altında olduğu belirtildi.
Acil eylem çağrısı
Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu, kentin önümüzdeki 30–35 yılını kapsayan bütüncül bir Su Master Planı hazırlanmasının zorunlu olduğunu ancak bu sürecin en az iki yıl alacağını vurguladı.
Bu nedenle;
- Master plan çalışmaları sürerken Ekinambarı için saha araştırmalarının derhal başlatılması,
- 85–90 bin metreküp/gün kapasiteli bir tesisin 2–3 yıl içinde devreye alınması,
- Eş zamanlı olarak kayıp-kaçak oranlarının yüzde 20 seviyelerine düşürülmesi gerektiği ifade edildi.
“Bu bir tercih değil zorunluluktur”
Açıklamanın sonunda Bodrum’da kontrolsüz yapılaşma ve nüfus artışının sürdürülemez bir noktaya ulaştığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Su yönetimi sübjektif yaklaşımlarla değil; bilimsel veriler, teknoloji ve şeffaflıkla yapılmalıdır. Ekinambarı Projesi, Bodrum halkının suya erişim hakkı için en akılcı ve doğa dostu çözümdür.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

