TURİZM ADINA DÜŞÜNCE HAYLAZLIKLARI

GÜNDEM 02.03.2024 - 11:34, Güncelleme: 02.03.2024 - 11:34
 

TURİZM ADINA DÜŞÜNCE HAYLAZLIKLARI

Dr. Murat Özyaba’dan tespitler, öneriler, planlamanın önemi.
Bodrum’un yerel gazetecilerinden Alp Arbak ve Fatih Bozoğlu’nun hazırlayıp sundukları “Yerel Seçime Doğru Muğla ve Bodrum” dizileri, Bodrum’da henüz heyecan katsayısı yükselmeyen Yerel Seçim atmosferini yansıtan önemli yapıtlar. Dün ağırladıkları konuk Yüksel Aslan idi. TÜRSAB Bölge Temsilcisi iken Cumhur İttifakının Bodrum’daki adayı Mehmet Tosun’un listesinden Belediye Meclis Üyesi adayı oldu. Her iki gazetecinin de gerçekçi ve gündem oluşturan sorularıyla şekillenen sohbette dikkatimi çeken konular oldu. Ana başlık “Bodrum’da Turizm” etrafında şekilleniyordu. Ancak her fırsatta dile getirdiğimiz biçimiyle, Bodrum’daki turizmin sadece sektör tarafından beklentileri konuşuldu. Oysa kendisinden başka 54 tane alt sektörü besleyen turizm endüstrisi, yaşandığı coğrafyada o kadar çok olguyla ilişkili ki.. Hava koşullarından sokakta yürüyen yaşlı teyzenin taktığı örtüye, ulaşım sisteminden ağaçların rengine kadar çok sayıda unsur turizmi etkiliyor. Yerel seçimler öncesinde konuşulanlara baktığımızda; herkesin dilinde “turizm kenti Bodrum’un marka değeri”nden söz ediyor. Oysa Bodrum’un turizm kenti olması için nelerin yapılması gerektiği, marka değerini en azından korumak için hangi alanlarda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği hususu sanki biraz eksik tartışılıyor gibi geliyor. Su temini ve altyapısının, kanalizasyon altyapısının, çöp toplama ve depolama sistemlerinin, arıtma sistemlerinin, kentsel ve görsel kirliliğin, ulaşım sorunlarının, spor, kültür sanat, sağlık tesislerinin, nitelikli işgücünün, esnaf ve yerel halk konukseverliğinin, otopark sistemlerinin, yapısal mimarinin, güvenliğin, turistik danışma sisteminin, kurumsal muhatap bulma gücünün, turizm ürünlerindeki fiyat istikrarının, turizm sektörünü dolaysız etkilediğini biliyoruz. İşte tüm bunları bir arada düşünmeyi gerektiren ve “Baştan Aşağı Planlama” diye tariflediğimiz mesele de bu zaten. Turizmin neresine dokunursanız dokunun, sonunda karşınıza “baştan aşağı planlama” gelecektir. “Her şeyin başı sağlık” diyoruz da, “her şeyin başı planlama” diyemiyoruz bir türlü. Çünkü zaman alıyor, çünkü üşeniyoruz, çünkü çok baskılar oluyor, çünkü her kes her şeyi biliyor.. O yüzden de cesaret edip baştan aşağı planlamaya başlayamıyoruz. Bakın Turizmin “3 A’sı” diye bir kavramdan söz ederiz. Accessibility (Erişilebilirlik), Accomodation (Konaklama) ve Attractions (Etkinlikler). İngilizce “A” ile başlayan bu kavramlardan bir tanesi eksik olursa, turizmde aksayan bir şeyler var demektir. Şimdi Bodrum’daki turizmin Accessibility (Erişilebilirlik) yani ulaşım olanakları başlığına bakalım mı..? Peki bakmayalım çünkü berbat. Accomodation (Konaklama) kısmına bakalım, orda da fiyat/kalite, personel, altyapı gibi bir dolu sorun var. Attractions (Etkinlikler) kısmına baksak yine mi mahcup oluruz ? Bence oluruz. Çünkü çarşı/pazar gezmek isteyen turistin neredeyse kolundan tutup çekiştiriyoruz. Sattığımız da ne ? İmitasyon. Sahilde şöyle havlusunu atıp güneşlenmek ve denize girmek isteyen bir turistseniz, önce işgaliye ödemek durumundasınız, sonra da ciddi bir gürültü odağı olan seslere maruz kalırsınız. Hoyrat bakışlar altında size yedirip içirmek isteyen birileri yoksa eğer, bu kez duşunuzu alıp tuvalet ihtiyacınızı karşılayacak bir yer bulmanız için ciddi çaba sarf etmeniz gerekecek. Bu şartlarda eğer Bodrum’a hala turist geliyorsa, gerçekten o gelenleri başımızda taşımalıyız. Çünkü yılın sınırlı bir zamanını ve parasını ayıran bir turist, bu kadar sorun yumağının içinde mutlu mu ayrılır, yoksa bir daha gelmemek üzere yemin mi eder bilmiyoruz. Turizm sektörünün yıllardır dile getirdiği sorunlar bu başlıklar altında dönüyor olsa da, artık bazı yöneticiler “Turizm Master Planı” ifadesini kullanmaya başladılar ya, çok mutlu oldum. Biz hep ne diyoruz ? “Baştan Aşağı Planlama”. Bu planlamayla neyi kastediyoruz ? Sadece Bodrum’un değil, bir çok açıdan etkileşim içinde bulunduğu coğrafya parçalarıyla birlikte, bütün olarak planlanmasını. Bu bütün planlamanın içinde ne var ? Turizm Planlama Kararları var, Ulaşım Planlama Kararları var, Tarımsal Alan Kullanımı Kararları var, Ticaret Merkezleri Kullanım Kararları var, Konut Alanları Planlama Kararları var, Yeşil Alanlar Planlama Kararları var, Sağlık/Spor/Kültür Tesisleri Alan Kullanım Kararları var. Yani yaşayan her türden canlının var olduğu her ortamın, varlığını sürdürmesi için gerekli olan şartların devamının sağlanmasına ya da oluşturulmasına yönelik kararlar var. Şöyle düşünelim. Bodrum’un alt yapı sorunlarını büyük ölçüde çözdük. Suyumuz akıyor. Yollarımızda çukur çanak olmadan akıcı bir şekilde ulaşımımız sağlanıyor. Yeşil alanlarımız, sağlık/spor/kültürel alanlarımız yeteri kadar var. Ancak turizm tesislerimiz nerelerde konumlanmış ? Belli değil. Hatta rastgele de diyebilir miyiz ? Deriz. Canı isteyen, boş bulduğu bir arsada turistik tesis yapmış mı ? Yapmış. Bodrum yarımadasının her bir köşesi ayrı özelliklere sahipken, turizm tesisleri bu farklılıklara duyarlı tasarlanmış mı ? Tasarlanmamış. Turizm tesislerinin içinde ya da etrafında, olması gereken otopark, yeşil alan, hizmet merkezleri var mı ? Varsa da denk gelmiştir de ondan. Peki turizm tesislerinin kendi içinde, ölçeği ve niteliğine bağlı olarak gerekli yan hizmet üniteleri var mı ? Çoğunlukla yok. O halde bizim turizm alanlarına yönelik planlama kararlarını verirken, ya da Turizm Master Planı yaparken, bunları düşünmemiz ve turizm tesislerinin kentin ya da kırsal alanın neresinde, hangi büyüklükte, hangi içerikte, hangi kentsel ihtiyaç alanlarıyla birlikte planlanması gerektiğine karar vermemiz gerekmez mi ? Hem de nasıl. İşte, içinde bulunduğu coğrafyanın özellikleri (kentsel/kırsal, sahil/dağ, yerleşik alan/doğal çevre) doğrultusunda; nerede, ne kadar, hangi büyüklükte (kapasitede), hangi içerikte turizm tesisleri oluşturmamız gerektiği hususlarına karar verdiğimiz “Turizm Master Planı”, böyle bir şey. Canımızın istediği yerde, canımızın istediği büyüklük ve nitelikte bir yapı yapıp adına da “Turizm Tesisi” demek devri bitmiştir. Mandalin bahçesi içinde 5 odalı bir “Kır Evi” bile olsa, eğer turistik tesis niteliğinde kullanılacaksa, bir planlama kararına dayalı olarak yapılabilme zamanı gelmiştir. Hiç kimse kusura bakmasın ama, bu Turizm Master Planı, turizm amacıyla yapılan bu yapıların çatısından penceresine, renginden işletme biçimine karışmak zorundadır. Bunu imar planıyla yapamasa da, Belediyenin denetim mekanizmalarıyla yapmak durumundadır. İşte o zaman Bodrum’un “Turistik Marka Değeri” üzerinden pazarlıklara başlayabiliriz. Çünkü bu pazarlıklarla iyinin daha iyisini yapabilmek de bizim elimizde olacaktır. Ve ben diliyorum ki; sevgili Alp Arbak ve Fatih Bozoğlu, yaklaşan yerel seçim sürecinde, kenti yönetmeye talip olanların ya da bu konularda konuşacak lafı olanların bir araya gelip, meseleyi tüm yönleriyle değerlendireceği bir program yapsınlar. Kim kazanır? Elbette Bodrum. Dr. Şehir Plancısı Murat ÖZYABA (Sit Koruma Plancısı-Turizm Alanları Plancısı)
Dr. Murat Özyaba’dan tespitler, öneriler, planlamanın önemi.

Bodrum’un yerel gazetecilerinden Alp Arbak ve Fatih Bozoğlu’nun hazırlayıp sundukları “Yerel Seçime Doğru Muğla ve Bodrum” dizileri, Bodrum’da henüz heyecan katsayısı yükselmeyen Yerel Seçim atmosferini yansıtan önemli yapıtlar. Dün ağırladıkları konuk Yüksel Aslan idi. TÜRSAB Bölge Temsilcisi iken Cumhur İttifakının Bodrum’daki adayı Mehmet Tosun’un listesinden Belediye Meclis Üyesi adayı oldu. Her iki gazetecinin de gerçekçi ve gündem oluşturan sorularıyla şekillenen sohbette dikkatimi çeken konular oldu.

Ana başlık “Bodrum’da Turizm” etrafında şekilleniyordu. Ancak her fırsatta dile getirdiğimiz biçimiyle, Bodrum’daki turizmin sadece sektör tarafından beklentileri konuşuldu. Oysa kendisinden başka 54 tane alt sektörü besleyen turizm endüstrisi, yaşandığı coğrafyada o kadar çok olguyla ilişkili ki.. Hava koşullarından sokakta yürüyen yaşlı teyzenin taktığı örtüye, ulaşım sisteminden ağaçların rengine kadar çok sayıda unsur turizmi etkiliyor.

Yerel seçimler öncesinde konuşulanlara baktığımızda; herkesin dilinde “turizm kenti Bodrum’un marka değeri”nden söz ediyor. Oysa Bodrum’un turizm kenti olması için nelerin yapılması gerektiği, marka değerini en azından korumak için hangi alanlarda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği hususu sanki biraz eksik tartışılıyor gibi geliyor.

Su temini ve altyapısının, kanalizasyon altyapısının, çöp toplama ve depolama sistemlerinin, arıtma sistemlerinin, kentsel ve görsel kirliliğin, ulaşım sorunlarının, spor, kültür sanat, sağlık tesislerinin, nitelikli işgücünün, esnaf ve yerel halk konukseverliğinin, otopark sistemlerinin, yapısal mimarinin, güvenliğin, turistik danışma sisteminin, kurumsal muhatap bulma gücünün, turizm ürünlerindeki fiyat istikrarının, turizm sektörünü dolaysız etkilediğini biliyoruz. İşte tüm bunları bir arada düşünmeyi gerektiren ve “Baştan Aşağı Planlama” diye tariflediğimiz mesele de bu zaten.

Turizmin neresine dokunursanız dokunun, sonunda karşınıza “baştan aşağı planlama” gelecektir. “Her şeyin başı sağlık” diyoruz da, “her şeyin başı planlama” diyemiyoruz bir türlü. Çünkü zaman alıyor, çünkü üşeniyoruz, çünkü çok baskılar oluyor, çünkü her kes her şeyi biliyor.. O yüzden de cesaret edip baştan aşağı planlamaya başlayamıyoruz.

Bakın Turizmin “3 A’sı” diye bir kavramdan söz ederiz. Accessibility (Erişilebilirlik), Accomodation (Konaklama) ve Attractions (Etkinlikler). İngilizce “A” ile başlayan bu kavramlardan bir tanesi eksik olursa, turizmde aksayan bir şeyler var demektir. Şimdi Bodrum’daki turizmin Accessibility (Erişilebilirlik) yani ulaşım olanakları başlığına bakalım mı..? Peki bakmayalım çünkü berbat. Accomodation (Konaklama) kısmına bakalım, orda da fiyat/kalite, personel, altyapı gibi bir dolu sorun var. Attractions (Etkinlikler) kısmına baksak yine mi mahcup oluruz ? Bence oluruz. Çünkü çarşı/pazar gezmek isteyen turistin neredeyse kolundan tutup çekiştiriyoruz. Sattığımız da ne ? İmitasyon. Sahilde şöyle havlusunu atıp güneşlenmek ve denize girmek isteyen bir turistseniz, önce işgaliye ödemek durumundasınız, sonra da ciddi bir gürültü odağı olan seslere maruz kalırsınız. Hoyrat bakışlar altında size yedirip içirmek isteyen birileri yoksa eğer, bu kez duşunuzu alıp tuvalet ihtiyacınızı karşılayacak bir yer bulmanız için ciddi çaba sarf etmeniz gerekecek.

Bu şartlarda eğer Bodrum’a hala turist geliyorsa, gerçekten o gelenleri başımızda taşımalıyız. Çünkü yılın sınırlı bir zamanını ve parasını ayıran bir turist, bu kadar sorun yumağının içinde mutlu mu ayrılır, yoksa bir daha gelmemek üzere yemin mi eder bilmiyoruz.

Turizm sektörünün yıllardır dile getirdiği sorunlar bu başlıklar altında dönüyor olsa da, artık bazı yöneticiler “Turizm Master Planı” ifadesini kullanmaya başladılar ya, çok mutlu oldum. Biz hep ne diyoruz ? “Baştan Aşağı Planlama”. Bu planlamayla neyi kastediyoruz ? Sadece Bodrum’un değil, bir çok açıdan etkileşim içinde bulunduğu coğrafya parçalarıyla birlikte, bütün olarak planlanmasını. Bu bütün planlamanın içinde ne var ? Turizm Planlama Kararları var, Ulaşım Planlama Kararları var, Tarımsal Alan Kullanımı Kararları var, Ticaret Merkezleri Kullanım Kararları var, Konut Alanları Planlama Kararları var, Yeşil Alanlar Planlama Kararları var, Sağlık/Spor/Kültür Tesisleri Alan Kullanım Kararları var. Yani yaşayan her türden canlının var olduğu her ortamın, varlığını sürdürmesi için gerekli olan şartların devamının sağlanmasına ya da oluşturulmasına yönelik kararlar var.

Şöyle düşünelim. Bodrum’un alt yapı sorunlarını büyük ölçüde çözdük. Suyumuz akıyor. Yollarımızda çukur çanak olmadan akıcı bir şekilde ulaşımımız sağlanıyor. Yeşil alanlarımız, sağlık/spor/kültürel alanlarımız yeteri kadar var. Ancak turizm tesislerimiz nerelerde konumlanmış ? Belli değil. Hatta rastgele de diyebilir miyiz ? Deriz. Canı isteyen, boş bulduğu bir arsada turistik tesis yapmış mı ? Yapmış. Bodrum yarımadasının her bir köşesi ayrı özelliklere sahipken, turizm tesisleri bu farklılıklara duyarlı tasarlanmış mı ? Tasarlanmamış. Turizm tesislerinin içinde ya da etrafında, olması gereken otopark, yeşil alan, hizmet merkezleri var mı ? Varsa da denk gelmiştir de ondan. Peki turizm tesislerinin kendi içinde, ölçeği ve niteliğine bağlı olarak gerekli yan hizmet üniteleri var mı ? Çoğunlukla yok. O halde bizim turizm alanlarına yönelik planlama kararlarını verirken, ya da Turizm Master Planı yaparken, bunları düşünmemiz ve turizm tesislerinin kentin ya da kırsal alanın neresinde, hangi büyüklükte, hangi içerikte, hangi kentsel ihtiyaç alanlarıyla birlikte planlanması gerektiğine karar vermemiz gerekmez mi ? Hem de nasıl.

İşte, içinde bulunduğu coğrafyanın özellikleri (kentsel/kırsal, sahil/dağ, yerleşik alan/doğal çevre) doğrultusunda; nerede, ne kadar, hangi büyüklükte (kapasitede), hangi içerikte turizm tesisleri oluşturmamız gerektiği hususlarına karar verdiğimiz “Turizm Master Planı”, böyle bir şey.

Canımızın istediği yerde, canımızın istediği büyüklük ve nitelikte bir yapı yapıp adına da “Turizm Tesisi” demek devri bitmiştir. Mandalin bahçesi içinde 5 odalı bir “Kır Evi” bile olsa, eğer turistik tesis niteliğinde kullanılacaksa, bir planlama kararına dayalı olarak yapılabilme zamanı gelmiştir. Hiç kimse kusura bakmasın ama, bu Turizm Master Planı, turizm amacıyla yapılan bu yapıların çatısından penceresine, renginden işletme biçimine karışmak zorundadır. Bunu imar planıyla yapamasa da, Belediyenin denetim mekanizmalarıyla yapmak durumundadır.

İşte o zaman Bodrum’un “Turistik Marka Değeri” üzerinden pazarlıklara başlayabiliriz. Çünkü bu pazarlıklarla iyinin daha iyisini yapabilmek de bizim elimizde olacaktır.

Ve ben diliyorum ki; sevgili Alp Arbak ve Fatih Bozoğlu, yaklaşan yerel seçim sürecinde, kenti yönetmeye talip olanların ya da bu konularda konuşacak lafı olanların bir araya gelip, meseleyi tüm yönleriyle değerlendireceği bir program yapsınlar. Kim kazanır? Elbette Bodrum.

Dr. Şehir Plancısı Murat ÖZYABA

(Sit Koruma Plancısı-Turizm Alanları Plancısı)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.