Sivrisinek Kaynaklı Virüse Dikkat!

04.06.2026 - 13:46, Güncelleme: 04.06.2026 - 13:46
 

Sivrisinek Kaynaklı Virüse Dikkat!

Son yıllarda dünya genelinde yayılımı hızla artan Chikungunya virüsü, uzmanları harekete geçirdi.
Enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan ve yüksek ateş ile şiddetli eklem ağrılarıyla seyreden virüsün, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisiyle daha geniş coğrafyalara yayıldığı belirtiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Güler, özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen virüse karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Eklem Ağrıları Aylarca Sürebiliyor Chikungunya virüsünün en belirgin belirtilerinin ani başlayan yüksek ateş ve yoğun eklem ağrıları olduğunu belirten Dr. Güler, hastalığın özellikle yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha ağır seyredebildiğini söyledi. Hastalığın kuluçka süresinin genellikle 3 ila 7 gün arasında değiştiğini ifade eden Güler, bazı vakalarda bu sürenin 12 güne kadar uzayabildiğini belirtti. Özellikle el, ayak, bilek ve diz eklemlerinde görülen ağrıların bazı hastalarda haftalar hatta aylar boyunca devam edebildiğine dikkat çeken Güler, yüksek ateşin yanı sıra baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve cilt döküntülerinin de sık görülen belirtiler arasında yer aldığını kaydetti. Sivrisineklerden Korunmak Hayati Önem Taşıyor Virüsün doğrudan insandan insana bulaşmadığını vurgulayan uzmanlar, bulaşın temel kaynağının enfekte sivrisinekler olduğunu belirtiyor. Durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu ifade eden Dr. Güler, sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılması, uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi ve riskli bölgelere seyahat edecek kişilerin gerekli sağlık önlemlerini almasının korunmada büyük önem taşıdığını söyledi. Kesin Tedavi Yok Chikungunya virüsüne karşı özel bir antiviral tedavi bulunmadığını belirten Dr. Güler, uygulanan tedavinin daha çok belirtilerin hafifletilmesine yönelik olduğunu ifade etti. Ateş ve ağrı kontrolü, bol sıvı tüketimi ve dinlenmenin iyileşme sürecinde önemli rol oynadığını aktaran Güler, Türkiye’de yaygın kullanıma sunulmuş bir aşı bulunmasa da yurt dışında FDA onaylı Ixchiq ve Vimkunya isimli aşıların kullanımda olduğunu belirtti. Uzmanlar, özellikle riskli bölgelere seyahat edecek kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurarak gerekli önlemleri almalarını tavsiye ediyor.
Son yıllarda dünya genelinde yayılımı hızla artan Chikungunya virüsü, uzmanları harekete geçirdi.

Enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan ve yüksek ateş ile şiddetli eklem ağrılarıyla seyreden virüsün, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisiyle daha geniş coğrafyalara yayıldığı belirtiliyor.

Memorial Bodrum Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Güler, özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen virüse karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.

Eklem Ağrıları Aylarca Sürebiliyor

Chikungunya virüsünün en belirgin belirtilerinin ani başlayan yüksek ateş ve yoğun eklem ağrıları olduğunu belirten Dr. Güler, hastalığın özellikle yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha ağır seyredebildiğini söyledi.

Hastalığın kuluçka süresinin genellikle 3 ila 7 gün arasında değiştiğini ifade eden Güler, bazı vakalarda bu sürenin 12 güne kadar uzayabildiğini belirtti.

Özellikle el, ayak, bilek ve diz eklemlerinde görülen ağrıların bazı hastalarda haftalar hatta aylar boyunca devam edebildiğine dikkat çeken Güler, yüksek ateşin yanı sıra baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve cilt döküntülerinin de sık görülen belirtiler arasında yer aldığını kaydetti.

Sivrisineklerden Korunmak Hayati Önem Taşıyor

Virüsün doğrudan insandan insana bulaşmadığını vurgulayan uzmanlar, bulaşın temel kaynağının enfekte sivrisinekler olduğunu belirtiyor.

Durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu ifade eden Dr. Güler, sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılması, uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi ve riskli bölgelere seyahat edecek kişilerin gerekli sağlık önlemlerini almasının korunmada büyük önem taşıdığını söyledi.

Kesin Tedavi Yok

Chikungunya virüsüne karşı özel bir antiviral tedavi bulunmadığını belirten Dr. Güler, uygulanan tedavinin daha çok belirtilerin hafifletilmesine yönelik olduğunu ifade etti.

Ateş ve ağrı kontrolü, bol sıvı tüketimi ve dinlenmenin iyileşme sürecinde önemli rol oynadığını aktaran Güler, Türkiye’de yaygın kullanıma sunulmuş bir aşı bulunmasa da yurt dışında FDA onaylı Ixchiq ve Vimkunya isimli aşıların kullanımda olduğunu belirtti.

Uzmanlar, özellikle riskli bölgelere seyahat edecek kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurarak gerekli önlemleri almalarını tavsiye ediyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.