Kardiyolojide Damar İçi Görüntüleme Dönemi

18.02.2026 - 15:20, Güncelleme: 18.02.2026 - 15:20
 

Kardiyolojide Damar İçi Görüntüleme Dönemi

Kardiyoloji alanında damar içi görüntüleme teknolojileri, özellikle sınırda ve kompleks koroner arter hastalıklarında tedavi kararlarını daha güvenilir hale getirerek klinik pratiği dönüştürüyor.
Kardiyoloji alanında damar içi görüntüleme teknolojileri, özellikle sınırda ve kompleks koroner arter hastalıklarında tedavi kararlarını daha güvenilir hale getirerek klinik pratiği dönüştürüyor. Damar içinden ultrasonla ayrıntılı görüntüleme sağlayan intravasküler ultrasonografi (IVUS), klasik anjiyografide net karar verilemeyen durumlarda darlığın derecesini, yapısını ve plak kompozisyonunu yüksek doğrulukla analiz etmeye imkân tanıyor. Uluslararası kardiyoloji kılavuzlarında da önerilen bu yöntem; stent planlaması, işlem sırasında optimizasyon ve stent sonrası kontrol aşamalarında girişimsel kardiyologlara kritik veriler sunuyor. Özellikle ana damar (left main) darlıkları, çok damarlı hastalıklar, uzun segment lezyonlar ve daha önce stent uygulanmış hastalarda IVUS kullanımı, hem işlem başarısını artırıyor hem de gereksiz girişimlerin önüne geçebiliyor. Klasik anjiyografi tek başına yeterli olmayabiliyor Bodrum Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları Dr. Yücel Uzun, Doç. Dr. Ahmet Zengin ve Dr. Özgür Ordu, günümüzde yalnızca anjiyografik görüntüye bakılarak verilen kararların bazı vakalarda yetersiz kalabildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, damar içi görüntüleme yöntemlerinin devreye girmesiyle birlikte lezyonun gerçek ciddiyetinin daha objektif değerlendirilebildiğini belirtiyor. IVUS teknolojisi; damar duvarı kalınlığı, plak yükü, kalsifikasyon derecesi ve stent yerleşiminin optimal olup olmadığı gibi parametreleri milimetrik düzeyde analiz edebiliyor. Bu sayede hekimin, damara müdahale gerekip gerekmediği, hangi stentin seçileceği, balon genişletmenin yeterli olup olmayacağı gibi kritik sorulara daha net yanıt vermesi mümkün oluyor. Stent sonrası kontrol ve optimizasyon Damar içi görüntüleme yalnızca karar aşamasında değil, işlem sonrası değerlendirmede de önemli rol oynuyor. Yerleştirilen stentin damar duvarına tam oturup oturmadığı, genişliğinin yeterli olup olmadığı veya ek müdahale gerekip gerekmediği IVUS ile net biçimde görülebiliyor. Bu durum, uzun vadede stent içi daralma (restenoz) ve pıhtı oluşumu riskinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, IVUS eşliğinde yapılan girişimlerin özellikle yüksek riskli hasta gruplarında işlem başarısını ve hasta güvenliğini artırdığını, aynı zamanda gereksiz stent uygulamalarını azaltarak daha kişiselleştirilmiş tedavi planlamasına olanak tanıdığını vurguluyor. Kılavuzların önerdiği yaklaşım Avrupa ve Amerika kardiyoloji kılavuzlarında; ana damar darlıkları, kompleks bifurkasyon lezyonları ve sınırda darlıkların değerlendirilmesinde damar içi görüntüleme yöntemlerinin kullanımı güçlü öneriler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, doğru hasta seçimi ve doğru zamanda müdahale edilmesi açısından önemli bir klinik standart haline geliyor. Vaka örneği: Şüpheli ana damar darlığında gereksiz stent önlendi Bodrum Memorial Kardiyoloji Kliniği’nde değerlendirilen uluslararası bir vakada, yurt dışında farklı bir damara stent uygulanmış bir hastanın anjiyografisi yeniden incelendi. Ana damara da stent takılması yönündeki önceki karara temkinli yaklaşan ekip, damar içi görüntüleme yöntemiyle darlığın gerçek ciddiyetini değerlendirdi. Yapılan IVUS incelemesinde ana damardaki darlığın kritik seviyede olmadığı saptandı. Böylece hastaya ek stent ya da bypass operasyonu uygulanmasına gerek kalmadan aynı gün taburcu edilerek ülkesine gönderildi. Uzmanlar, bu tür ileri görüntüleme tekniklerinin doğru hasta seçimi, gereksiz girişimlerin önlenmesi ve sağlık maliyetlerinin azaltılması açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtiyor. Deneyim ve teknoloji birlikte gerekli Damar içi görüntüleme işlemlerinin ileri teknoloji ve deneyim gerektirdiğini vurgulayan kardiyoloji uzmanları, kompleks girişimlerin bu alanda tecrübeli ekipler tarafından yapılmasının ve görüntülerin doğru yorumlanmasının tedavi başarısı açısından kritik önem taşıdığını ifade ediyor. Kardiyolojide teknolojik gelişmelerin hızla devam ettiğini belirten uzmanlar, damar içi görüntüleme yöntemlerinin önümüzdeki dönemde daha fazla merkezde standart uygulama haline gelmesinin beklendiğini, bunun da hastalar için daha güvenli ve kişiye özel tedavi seçenekleri anlamına geldiğini vurguluyor.
Kardiyoloji alanında damar içi görüntüleme teknolojileri, özellikle sınırda ve kompleks koroner arter hastalıklarında tedavi kararlarını daha güvenilir hale getirerek klinik pratiği dönüştürüyor.

Kardiyoloji alanında damar içi görüntüleme teknolojileri, özellikle sınırda ve kompleks koroner arter hastalıklarında tedavi kararlarını daha güvenilir hale getirerek klinik pratiği dönüştürüyor. Damar içinden ultrasonla ayrıntılı görüntüleme sağlayan intravasküler ultrasonografi (IVUS), klasik anjiyografide net karar verilemeyen durumlarda darlığın derecesini, yapısını ve plak kompozisyonunu yüksek doğrulukla analiz etmeye imkân tanıyor.

Uluslararası kardiyoloji kılavuzlarında da önerilen bu yöntem; stent planlaması, işlem sırasında optimizasyon ve stent sonrası kontrol aşamalarında girişimsel kardiyologlara kritik veriler sunuyor. Özellikle ana damar (left main) darlıkları, çok damarlı hastalıklar, uzun segment lezyonlar ve daha önce stent uygulanmış hastalarda IVUS kullanımı, hem işlem başarısını artırıyor hem de gereksiz girişimlerin önüne geçebiliyor.

Klasik anjiyografi tek başına yeterli olmayabiliyor

Bodrum Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları Dr. Yücel Uzun, Doç. Dr. Ahmet Zengin ve Dr. Özgür Ordu, günümüzde yalnızca anjiyografik görüntüye bakılarak verilen kararların bazı vakalarda yetersiz kalabildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, damar içi görüntüleme yöntemlerinin devreye girmesiyle birlikte lezyonun gerçek ciddiyetinin daha objektif değerlendirilebildiğini belirtiyor.

IVUS teknolojisi; damar duvarı kalınlığı, plak yükü, kalsifikasyon derecesi ve stent yerleşiminin optimal olup olmadığı gibi parametreleri milimetrik düzeyde analiz edebiliyor. Bu sayede hekimin, damara müdahale gerekip gerekmediği, hangi stentin seçileceği, balon genişletmenin yeterli olup olmayacağı gibi kritik sorulara daha net yanıt vermesi mümkün oluyor.

Stent sonrası kontrol ve optimizasyon

Damar içi görüntüleme yalnızca karar aşamasında değil, işlem sonrası değerlendirmede de önemli rol oynuyor. Yerleştirilen stentin damar duvarına tam oturup oturmadığı, genişliğinin yeterli olup olmadığı veya ek müdahale gerekip gerekmediği IVUS ile net biçimde görülebiliyor. Bu durum, uzun vadede stent içi daralma (restenoz) ve pıhtı oluşumu riskinin azaltılmasına katkı sağlıyor.

Uzmanlar, IVUS eşliğinde yapılan girişimlerin özellikle yüksek riskli hasta gruplarında işlem başarısını ve hasta güvenliğini artırdığını, aynı zamanda gereksiz stent uygulamalarını azaltarak daha kişiselleştirilmiş tedavi planlamasına olanak tanıdığını vurguluyor.

Kılavuzların önerdiği yaklaşım

Avrupa ve Amerika kardiyoloji kılavuzlarında; ana damar darlıkları, kompleks bifurkasyon lezyonları ve sınırda darlıkların değerlendirilmesinde damar içi görüntüleme yöntemlerinin kullanımı güçlü öneriler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, doğru hasta seçimi ve doğru zamanda müdahale edilmesi açısından önemli bir klinik standart haline geliyor.

Vaka örneği: Şüpheli ana damar darlığında gereksiz stent önlendi

Bodrum Memorial Kardiyoloji Kliniği’nde değerlendirilen uluslararası bir vakada, yurt dışında farklı bir damara stent uygulanmış bir hastanın anjiyografisi yeniden incelendi. Ana damara da stent takılması yönündeki önceki karara temkinli yaklaşan ekip, damar içi görüntüleme yöntemiyle darlığın gerçek ciddiyetini değerlendirdi.

Yapılan IVUS incelemesinde ana damardaki darlığın kritik seviyede olmadığı saptandı. Böylece hastaya ek stent ya da bypass operasyonu uygulanmasına gerek kalmadan aynı gün taburcu edilerek ülkesine gönderildi. Uzmanlar, bu tür ileri görüntüleme tekniklerinin doğru hasta seçimi, gereksiz girişimlerin önlenmesi ve sağlık maliyetlerinin azaltılması açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtiyor.

Deneyim ve teknoloji birlikte gerekli

Damar içi görüntüleme işlemlerinin ileri teknoloji ve deneyim gerektirdiğini vurgulayan kardiyoloji uzmanları, kompleks girişimlerin bu alanda tecrübeli ekipler tarafından yapılmasının ve görüntülerin doğru yorumlanmasının tedavi başarısı açısından kritik önem taşıdığını ifade ediyor.

Kardiyolojide teknolojik gelişmelerin hızla devam ettiğini belirten uzmanlar, damar içi görüntüleme yöntemlerinin önümüzdeki dönemde daha fazla merkezde standart uygulama haline gelmesinin beklendiğini, bunun da hastalar için daha güvenli ve kişiye özel tedavi seçenekleri anlamına geldiğini vurguluyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberbodrum.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.