Halikarnassos Kazılarının 60. Yılı: Türk Emektarlar Nerede?
Halikarnassos Kazılarının 60. Yılı: Türk Emektarlar Nerede?
60 yıllık ortak tarihin kutlanacağı programda, geçmişte çalışmalara önemli katkılar sağlayan Türk isim ve kurumların yer almaması tartışma yarattı.
Halikarnassos’ta 60 yıldır devam eden Türk-Danimarka arkeoloji iş birliği, 9 Ekim’de Bodrum’da düzenlenecek özel programla anılacak. Ancak 60 yıllık ortak tarihin kutlanacağı programda, geçmişte çalışmalara önemli katkılar sağlayan Türk isim ve kurumların yer almaması tartışma yarattı. Bodrum Müzesi eski Müdürü Oğuz Alpözen’in etkinliğe davet edilmediğini açıklaması ise dikkatleri programın kapsamına çevirdi.
Türk ve Danimarkalı bilim insanlarının Halikarnassos ve çevresinde yürüttüğü arkeolojik çalışmaların 60. yılı, 9 Ekim Cuma günü Bodrum Ticaret Odası’nda gerçekleştirilecek konferansla ele alınacak.
Herodot 3. Yaş Akademisi öncülüğündeki program saat 10.30’da başlayacak. Gün boyunca Türk ve Danimarkalı akademisyenler Halikarnassos üzerine yapılan araştırmaları anlatacak, ayrıca “Halikarnassos’ta Zaphyrion Yarımadası: Araştırmalar ve Gözlemler” adlı yayın tanıtılacak.
Programda Prof. Poul Pedersen, Doç. Dr. Birte Poulsen, Prof. Dr. Suat Ateşlier, Doç. Dr. Signe Isager ve Prof. Dr. Bekir Özer’in de aralarında bulunduğu bilim insanları konuşacak.
Ancak 60 yıllık Türk-Danimarka iş birliğinin ele alınacağı etkinlik, bu uzun sürece geçmişte doğrudan katkı sağlayan bazı Türk isim ve kurumların programda yer almaması nedeniyle tartışılmaya başlandı.
OĞUZ ALPÖZEN: DAVET EDİLMEDİM
Eleştirilerin merkezindeki isimlerden biri Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi eski Müdürü Oğuz Alpözen.
Alpözen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 60. yıl etkinliğine davet edilmediğini açıkladı.
Bu durum özellikle dikkat çekiyor. Çünkü Alpözen, Bodrum Müzesi Müdürlüğü yaptığı dönemde Danimarkalı arkeologlarla uzun yıllar birlikte çalışmış, Halikarnassos araştırmalarının sürdürülmesine ve Mausoleion alanıyla ilgili önemli süreçlere katkı sağlamış isimlerden biri.
Danimarka tarafının kendi tarihsel kayıtları da Bodrum Müzesi’nin projedeki rolünü açık biçimde ortaya koyuyor.
Aarhus Üniversitesi Antik Müzesi’nin Halikarnassos çalışmalarının 50. yılı dolayısıyla hazırladığı tarihçede, projenin Bodrum Arkeoloji Müzesi ve müze çalışanlarıyla yakın iş birliği içerisinde yürütüldüğü belirtiliyor. Aynı kaynakta 1990 yılından itibaren projenin resmî liderliğinin Bodrum Müzesi tarafından üstlenildiği ve elde edilen sonuçların müzenin desteği olmadan mümkün olmayacağı özellikle vurgulanıyor.
Bu tarihsel kayıt, 60 yıllık serüvende Türk tarafındaki müze yöneticilerinin ve çalışanlarının rolünün önemini de ortaya koyuyor.
JEPPESEN’E VEFA, PEKİ TÜRK EMEKTARLAR?
Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de Halikarnassos kazılarının önemli isimlerinden Danimarkalı arkeolog Kristian Jeppesen’in anılması olacak.
1966 yılında başlayan Danimarka kazılarının öncülerinden olan ve uzun yıllar Halikarnassos araştırmalarına başkanlık eden Jeppesen’in Bodrum arkeolojisine katkısı tartışmasız.
Jeppesen’in adının Mausoleion çevresindeki bir sokağa verilmesi de gündemde.
Ancak tam da bu noktada başka bir soru ortaya çıkıyor:
60 yıllık ortak tarih anılırken Türk tarafında bu çalışmalara yıllarca emek veren isimler neden aynı ölçüde hatırlanmıyor?
Jeppesen’in Bodrum arkeolojisine yaptığı katkının anılması son derece doğal. Ancak söz konusu olan “Türk-Danimarka Halikarnassos Projesi’nin 60. yılı” ise bu tarihin Türk tarafındaki aktörlerinin de görünür olması gerektiği ifade ediliyor.
AKADEMİA VAKFI DA YOK
Tartışmanın bir diğer boyutunu Akademia Vakfı oluşturuyor.
Mausoleion’un müzeye dönüştürülmesi amacıyla geçmiş yıllarda önemli çalışmalar yürüten, Kristian Jeppesen ile de bu konuda uzun süre iş birliği yapan Akademia Vakfı ve dönemin vakıf yöneticilerinin programda yer almaması dikkat çekiyor.
Oysa Halikarnassos’un arkeolojik mirasının korunması ve dünyaya tanıtılması yalnızca kazı yapan bilim insanlarının değil; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Bodrum Müzesi’nin, Türk arkeologların, yerel yöneticilerin, vakıfların ve çok sayıda Bodrumlunun katkısıyla şekillenen uzun bir süreç.
Dolayısıyla tartışma, Danimarkalı bilim insanlarının programda bulunması veya çalışmalarının anlatılmasından değil, 60 yıllık ortak tarihin bütün aktörleriyle temsil edilip edilmediğinden kaynaklanıyor.
60 YILLIK TARİHİN SAHİBİ KİM?
Asıl soru da burada ortaya çıkıyor.
Halikarnassos’taki 60 yıllık bilimsel serüven kimin?
Danimarkalı arkeologların mı?
Türk arkeologların mı?
Bodrum Müzesi’nin mi?
Bu süreçte görev yapan müze müdürlerinin, çalışanların, vakıfların ve yerel yöneticilerin mi?
Aslında cevap oldukça açık:
Hepsinin.
Çünkü Halikarnassos’ta ortaya çıkarılan 60 yıllık bilimsel birikim, tek bir ülkenin, kurumun ya da kişinin değil; Türk ve Danimarkalı bilim insanlarının ve onlara destek veren kurumların ortak emeğinin sonucu.
Bu nedenle böylesine önemli bir yıldönümünde yalnızca bilimsel sonuçların değil, o sonuçların ortaya çıkmasını sağlayan insanların da hatırlanması bekleniyor.
TARİHİ ANMAK, EMEĞİ DE ANMAKTIR
9 Ekim’de Bodrum’da önemli bir bilimsel buluşma gerçekleştirilecek. Halikarnassos üzerine çalışan değerli Türk ve Danimarkalı bilim insanları araştırmalarını kamuoyuyla paylaşacak.
Ancak 60 yıllık bir tarihi anmak yalnızca yapılan kazıları ve ortaya çıkarılan eserleri anlatmak anlamına gelmiyor.
O tarihi mümkün kılan insanları da hatırlamak gerekiyor.
Oğuz Alpözen’den geçmiş dönem Bodrum Müzesi çalışanlarına, Türk arkeologlardan Akademia Vakfı’na ve bugün hayatta olmayan emektarlara kadar bu sürecin Türk tarafındaki hafızasının da 60 yıllık hikâyenin içerisinde hak ettiği yeri alması gerektiği yönündeki eleştiriler devam ediyor.
Çünkü 60 yıllık Türk-Danimarka Halikarnassos Projesi’nin adı bile aslında gerçeği söylüyor:
Bu, tek tarafın değil, ortak bir tarihin hikayesi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.